Manisa’da iki Suriyeli

Mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin son yıllarda arttığı Türkiye’de birçok konuda sığınmacılardan şikayet ediliyor. Bir de sığınmacıların yorumuyla yaşantılarına bakıyoruz.

Manisa’da iki Suriyeli

Mültecilerin, sığınmacıların ve göçmenlerin son yıllarda arttığı Türkiye’de birçok konuda sığınmacılardan şikayet ediliyor. Bir de sığınmacıların yorumuyla yaşantılarına bakıyoruz.

07 Ağustos 2018 Salı 14:21
Manisa’da iki Suriyeli

YAZI DİZİSİ: EMRE HALİL ESENKAYA

Manisa’da toplamda 21 bin 237 yabancı ülke vatandaşı yaşıyor. Bunların 12 bin 413’ü Suriyelilerden oluşuyor. Manisa’da yaşayan Suriyelilerden İzzettin Ahmed ve Ahmed El Hüseyin ile yaşamlarına dair konuştuk. İkisi de 4 sene Suriye’de savaştıktan sonra kaçıp Türkiye’ye sığınmışlar. Savaş mağduru olduklarını söyleyen Suriyeliler birçok zorlukla karşılaşmış. Her ikisi de Halep ilinin Menbic şehrinde doğup büyüyüp, oradan Türkiye’ye gelmişler.

Yaklaşık 3 senedir Manisa’da karısı, çocuğu ve kardeşleriyle yaşayan 30 yaşındaki İzzettin Ahmed, Türkiye’de olmaktan çok memnun. Ahmed: “3 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Önce 6 ay İstanbul’da yaşadım. Yaklaşık 2 sene 4 aydır Manisa’da yaşıyorum. Manisa’da Akpınar Mahallesi’nde oturuyorum. Evliyim ve 1 çocuğum var henüz 8 aylık. Birçok zorluk yaşasak da Türkiye’de yaşamaktan memnunum. Çünkü Suriye’de savaş var. İş yok” dedi.

MANİSA’DA İŞ BULAMIYORLAR

Birçok mültecinin ve sığınmacının yaşadığı en büyük problem işlerinin olmaması olarak göze çarpıyor. Çalışma izni olduğu halde fabrikaların yabancılara iş vermek istemediğini aktaran Ahmed: “Sürekli çalışamıyorum. Bir hafta çalışıyorum bir hafta çalışamıyorum. Çalışma iznim var ama çoğu fabrika yabancı işçi kabul etmiyor. İnşaat ya da tarım işi yapıyorum genelde. Sürekli çalışamadığım için geçinmek çok zor oluyor” diye konuştu.

“DEVLETTEN SADECE KÖMÜR YARDIMI ALIYORUZ”

Sık sık gündeme gelen “Suriyeliler devletten para alıyor” söyleminin doğru olmadığını belirten Ahmed, kömür yardımı dışından devlet yetkililerinin maddi olarak yardımda bulunmadığını söyledi. Suriyeliler resmi olarak devletten sadece Kızılaykart aracılığıyla para alabiliyor. Kriterlere uyan Suriyelilere, aylık 120 lira tutarındaki para Kızılaykart’a yatırılıyor ve sadece yurtiçi alışverişinde kullanılabiliyor.

Suriye’de bulunan annesinin ve babasının şeker hastası olduğunu söyleyen Ahmed, Türkiye’ye geldiğinden beri annesini ve babasını görmemiş. Onları Türkiye’ye getirmek için girişimlerde bulunmuş fakat çabaları sonuçsuz kalmış. Ahmed: “Annem babam Suriye’de yaşıyor. Annem şeker hastası fakat orada ilaç bulamıyorlar. Onların buraya gelmesini istiyorum ama gelmelerine izin verilmiyor. Türkiye sadece eşimin ve çocuklarımın gelmesine izin veriyor” dedi.

SURİYE’YE DÖNMEYİ DÜŞÜNMÜYOR

İzzettin Ahmed, Suriye’deki iç savaş bitse bile Suriye’ye dönmeyi düşünmüyor. Ahmed: “Suriye’de savaş bitse bile dönmeyi düşünmüyorum. Burada hayat güzel ve Suriye’ye benziyor. Türkiye’de daha çok imkan var. 3 senedir annemi babamı göremiyorum. Onları görmeye gidersem beni orada ya YPG alacak ya da Esad’ın askerleri alacak. Çünkü Menbic’te sürekli bir savaş var. Fakat ben savaşmayı, kimseyi öldürmeyi istemiyorum” ifadelerini kullandı.

“BEN SAVAŞIRSAM ÇOCUKLARA KİM BAKACAK?”

Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan İzzettin Ahmed, 4 yıl boyunca Esad’ın ordusunda savaşmış. Savaşmak istemediğini ve bakması gereken çocuklar olduğunu söyleyen Ahmed: “Türkiye’ye gelmeden önce 4 sene boyunca askerlik yaptım. Askerlikten kaçarak geldim Türkiye’ye. 4 sene boyunca Esad tarafında savaştım. Evde 15 çocuk bulunuyor. Sadece benim değil kız kardeşimin, eşimin kardeşlerinin çocukları var. Kocaları savaşta öldü. Ben savaşa gidersem eğer o çocuklara kim bakacak?” diye konuştu.

“EVİ PAHALIYA KİRALIYORLAR”

Manisa’da yaşadıkları en büyük problemin ev kiralamak olduğunun altını çizen Ahmed, bu konuda Türklerle aynı şartlar altında olmak istediklerini söyledi. Ahmed: “Ev kiralıyorum mesela 600 liraya. Yabancı olmasam o ev 300-400 lira oluyor. Yabancı olduğumuzu görünce evi daha pahalıya kiralıyorlar. Zannedildiği gibi her Suriyeli’ye Türkiye para ödemiyor. En az 3 çocuğumuzun olması gerekiyor” dedi.

Yaklaşık 2 senedir Türkiye’de yaşayan 25 yaşındaki Ahmed El Hüseyin de Türkiye’de gördükleri muameleden ve yaşantıdan memnun. Halep ilinin Menbic şehrinden Türkiye’ye gelen Hüseyin, 4 yıl boyunca Suriye’de savaşmış.

KIZI DOĞDUĞUNDAN BERİ FELÇLİ

Ahmed El Hüseyin 3 yaşında bir kızı olduğunu ve doğduğundan beri felçli olduğunu söyledi. Çocuğunu tedavi ettirmek için parası olmadığını aktaran Hüseyin: “2 senedir Türkiye’de yaşıyorum. Geldiğim zaman 2 ay İzmir’de yaşadık. Sonra Manisa’ya yerleştik. Evliyim ve 1 kız çocuğum var. Kızım 3 yaşında ve felçli. Doğuştan beri sadece başını oynatabiliyor. Sadece sıvı gıdalar tüketebiliyor. Hastanede masrafları kendi paramızla karşılıyoruz sigortamız yok. Kızımın MR çekilmesi gerekiyor ama fiyatı 3 bin lira. Paramız olmadığı için kızım MR çekilemiyor. Eşim şu an hamile. Bu ay bir çocuğumuz daha olacak” diye konuştu.

ÖNCE IŞİD SONRA ESAD

Yaklaşık 4 sene boyunca Menbic’te savaşan Ahmed El Hüseyin, ilk 2 sene IŞİD saflarında, sonraki iki sene ise Esad’ın ordusunda savaşmış. Hüseyin: “Türkiye’ye gelmeden önce 4 yıl boyunca askerdim. 2 yıl boyunca IŞID saflarında savaştım. Ardından Esad, Menbic’i alınca Esad’ın ordusunda savaştım. Sonra kaçıp Türkiye’ye geldim” dedi.

Türkiye’de iş bulma konusunda sıkıntılar yaşadıklarını söyleyen Hüseyin: “1 hafta çalışıyorum bir haftadır çalışamıyorum. Maalesef sürekli çalışabilecek iş bulamıyorum. Kazandığımız para sadece ev masraflarına yetiyor” ifadelerini kullandı.

“MENBİC, AFRİN GİBİ OLURSA DÖNERİM”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’de yaptığı operasyonlardan memnun olduklarını belirten Hüseyin, Türk ordusuna teşekkür etti. Hüseyin: “Eğer Menbic de Afrin gibi olursa memleketime dönmeyi istiyorum” diye konuştu.

Son Güncelleme: 08.08.2018 00:33
Anahtar Kelimeler:
Suriyeli
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Münire 2018-08-07 16:06:02

O arkadaş çocuğu ailesi için memleketi den ölmekten kaçmış pekiya onlar için ölen bizim askerlerimiz ana kuzularının aile ve çocukları yokmu gitsinler