Dünya coğrafyasına bakıp incelediğimiz de, İslam ülkelerinin durumları içler acısı değil mi?
Filistin, Irak, İran, Afganistan, Mısır, Libya, Tunus, Lübnan Somali ve daha niceleri. Ne zor durum da. Bu ülkeler de kan gözyaşı hiç bitmiyor.
Neden bitmiyor?
Doğal kaynakları ve coğrafi konumları bu ülkelerin durumlarını ortaya çıkarmıyor mu?
İslam ülkelerini sömürecek kimlerin çıkarları var.
Tabi ki;
ABD, Rusya ve diğer EMPERYALİST güçler ortada.
Amaç Petrol ve doğal gaz kaynakları ile yer altı zenginlik kaynakları değil de nedir?
Peki;
Bu Müslüman ülkeler neden birbirleriyle savaş halindeler. Hani İslam dini kardeşlik diniydi.
Bu sorunun yanıtını KUR'ANI KERİM vermiyor mu?
Doğrusu İslam ülkelerinin inanış biçimleri dinlerini parçalayıp bölük, bölük olanlarla ilişkileri olmaz.
Onların işi Allaha kalmıştır.
Allah dileseydi Müslümanlara tek bir millet yaratırdı.
Ama yaratmadı.
Kuşkusuz inananlar kardeştirler.
Müslüman devletler Müslümanlığın anlamını bilse bile, yönetenleri işine geldiği gibi yorumladıklarından, Arap Dünyası Hıristiyanların, yani batı dünyasının kucağına düşmekten kendilerini alıkoyamıyorlar.
Hal böyle olunca da dinine, kitabına, ülkesine sahip çıkamıyorlar.
Hem canlarından, hem de özgürlüklerinden oluyorlar.
Ama İslam dünyasındaki yöneticiler Şıhlar, Şeyhler, Krallar Halifeler kendileri rahat ve huzur içinde yaşamaya devam ediyorlar.
Batının gerçek yüzü, batının gerçek politikası böl ve yönet değil mi?
Demokrasi getireceğim diyerek gittikleri ülkeler de yerleşir ve sömürürler.
İşte; Bu gün Türkiye'miz üzerin de oynanan oyun da aynı değil midir?
Etnik ve mezhepsel olarak böl ve yönet.
Hal bu ki Mustafa Kemal ATATÜRK ve yurtsever silah arkadaşları T.C Devletimizi bu Emperyal güçlerden kurtarırken demokrasinin tüm görevlerini laik demokrat, hukuk devleti ve cumhuriyet rejimini benimseyerek kurmuşlardı.
T.C Devletinin bu güne kadar yaşamasındaki ana amaç Arap ülkelerinden ayrılığı laik demokrat cumhuriyet ilkelerine benimsemesindendir.
Cumhuriyetimizin kurulduğu yıllarda, azdık, özdük, bir avuçtuk ama insan olarak birbirimizle samimiydik. Birbirimizi kenetlenmiştik.
Samimiyetimiz, kenetlenmemiz, inanmışlığımız, harbiliğimiz, bizi ve milletimizi ayakta tutan ana nedenlerimizdi.
Bu günlerde dış ve iç mihraklar bizi rahat bırakmamak için uğraşıyorlar.
Karışıklıktan, kaos ortamından yaralanmak isteyen gruplar ortaya çıktı.
Dışımızdan gelen bu tehlikelere ülke halkı olarak göğüs germesini biliyoruz da, içimizdeki hain şerefsizlere karşı dik duruşumuzdan endişe ediyoruz.
Kale içten yıkılır sözü boşuna söylenmemiştir.
Bugün ülkemiz de olanaklar, pozisyonlar çoğalıyor. Aramızdaki sevgi saygı azalıyor.
Azalma bir tarafa aramızdaki kin ve nefret tohumları hızla çoğalıyor.
Zira birileri de ellerini ovuşturarak bizi seyrediyorlar.
Eyyy… Milletim;
Selam duralım TÜRK'ÜN ATALARINA…!!!
İstiklal Savaşımızın Yiğit Komutanlarına.
Mustafa Kemal ATATÜRK,
İsmet İNÖNÜ,
Mareşal Fevzi ÇAKMAK.
Kazım KARABEKİR.
… Daha nice kahraman yiğit subaylarımıza.
Mekanları cennet olsun. Diyoruz.
Ne Mutlu Türküm Diyene.
Onların sayesinde bu ülkede özgür yaşayabiliyoruz.
O çok değerli insanlar olmasaydı, bizimde bugün Arap ülkelerin de olduğu gibi yaşam biçimimiz olacaktı.
Herkes yatsın kalksın onlara FATİHA OKUSUN.
Türk Halkı olarak Laik Demokrat T.C Devletimize sonsuza dek sahip çıkalım.
Hayır lı olması dileklerimle.
Esen kalınız efendim.










Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.