Yaşadığımız bu dünya da çıkarcı, menfaatçi, kişilerin becerisiyle, omurgalı dik duruşlu, insan olabilmek için, her zaman ki davranışlarımızı, düşüncelerimizi gereksinimimiz var.
Çevremize baktığımız da siyasette, ticarette, bürokrasi de ve yaşamın her alanın da, o kadar kişiliksiz,
Menfaatçi, taklacı, yalakacı, kısacası omurgasız dik duramayan insan, toplumumuz da çoğaldı ki,
İnsan baktıkça insanlığından utanır duruma geldi.
Bugün kişilerin büyük bir bölümü, korku veya çıkar beklentisi ile özgüven eksikliği için de yaşamaya çalışıyorlar.
Değer yargılarının çarpıklığı nedeniyle, olaylar karşısın da dik duruş sergileyemez duruma geldiler.
Bu tür insanlar;
Yalakacı davranmak zorun da kalıyorlar.
Gerçek görünüşlerini açıklayamaz duruma geldiler.
Dış destek arayışı içerisine girdiler.
Takiyye yapar duruma getirildiler.
Bazı çevrelerin sözcülüğünü soyunurken,
Kendinden güçsüz gördüklerine karşı efelenirken, güçlüler karşısın da ezilip büzülüyorlar.
Bu tip kişiler havaya göre yelken açıyorlar.
Dik durabilmek için; onurlu yaşamak, ayaklarının üzerin de durabilmek, çalışkan olmak, üretken olmak, haksızlığa karşı elinden geleni yapabilmek olması gerekirken,
Köşe dönücü, çıkarcı davranış yapmadan yaşamak en doğru yaşama biçimi olmalıdır.
Omurgalı olmayanların ipleri, başkalarının elinde olduğu sürece dik duruş sergileyemezler.
Sergilemeye çalışsalar bile, ipleri hemen çekiliverir.
Bunun örneklerini, politika da, bürokrasi de, medya da, üniversitelerimiz de görmekte ve yaşamaktayız.
Kişisel olarak dik durabilmenin ağır maliyeti vardır.
Bu maliyet en kıymetli maliyettir.
Bu maliyet kendisinden sonra gelecek nesillerini de kıymetli bir maliyet olarak kalır.
Cumhuriyetimizi kurduğumuzdan bu yana, sistemi bir türlü oturtamadık.
Her gelen bu düzen içinde oynuyor da oynuyor.
Oynaya oynaya da işin cılkını çıkardılar.
Ne eğitim de, ne sağlık ta, ne adalet te,
Özgürlüğümüzün temel taşları bir türlü oturtulamadı.
Sistemi yıkmak için, yurttaşlarımızın hak ve özgürlüklerine gem vuruluyor.
Sorgusuz sualsiz insanlar içeri alınıyor.
Sağcısı, solcusu, Alevi si, Sunni si, Kürdü, Türkü birbirlerini fitne sokularak kırdırılmaya çalışılıyor.
Aynı topraklar da kardeşçe yaşamak varken, birbirimizi düşman olmak, yok saymak niye?
Halk olarak kapılmışız birer partinin arkasına, ne söylenirse harfiyen uymaya çalışır duruma getirildik.
Böylece de yıllarımız eziyetle geçiyor. Nereye gittiğimizi bilmiyoruz.
Ülkemiz de değişmeyen tek şey, değişim.
Kabuk aynı. Mozaik aynı. İçindeki farklı mı? O da değil.
Lezzet, tat aynı. Öyleyse niye savruluyoruz.
Çıkarcıların, emperyal güçlerin oyuncağı oluyoruz.
Ülkemiz yangın yeri gibi;
Bir araya gelmek başlangıçtır. Bir arada durabilmek ilerlemektir.
Birlikte çalışmak BAŞARIDIR.
Eyyy… Halkım;
Bizim bir ülkemiz var. Onu bizden kimler çalmak istiyor?
Neden çalmak istiyor?
Çocuklar erken ölüyor bu ülke de. Devlet erken öldürülüyor .
Bir mezarlığa çevirdik ülkemize.
Çürüyoruz azar azar çürüyen hırslarımızla.
Bilelim ki, vurulduğumuz, çürüdüğümüz yerlerde bir gün başka çocuklar koşarsa şaşmayalım.
Bir başka gün, bir bambaşka çağ olacak.
Yendiğimiz yıllardan geride sadece yenilgiler kalırsa da, özgürlüklerin bittiği ortamlar kalacak.
GÜVEN bir ayna gibidir. Bir kez çatladı mı?
Hep çizik gösterir.
Haksızlıklara göz yumanlara, prim verenlere,
Yoksulu, mağduru, fukarayı hor görenlere,
Sonradan görme yamyam ruhlu doymazlara inat.
Duruşun dik olsun eyyy… halkım.
Hızlı bir şekil de kirlenmeye yüz tutmuş yaşama,
Çıkar ve menfaate dayalı arkadaşlıklara, dostluklara,
Sahte gülücüklere, iyi gün insanlarına, maskelere inat,
Duruşun dik olsun eyyy… halkım.
Olgun insan, güzel sözler söyleyen değil,
Söylediğini yapan ne yapabileceğini söyleyendir.
Esen kalınız efendim.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.