Hep gördük;
Hep yaşadık,
Hep okuduk;
Hep inandık;
Sonuçta hep sorduk… Ülkemde neler oluyor diye.
Geriye dönüp baktığımız da, ders çıkarılması gereken olaylardan, ders alma gereğini duyduk.
Kim bu dersi verenler diye düşündüğümüz de?
Ülkemizi ve halkımızı yönetenler diye yanıt vermek istiyoruz.
BİZLERE;
Hep biz varız dediler,
Hep biz sizinle birlikteyiz dediler,
Hep biz halkımızın yanındayız dediler,
Dönüp te bir baktık arkamıza, onlara uyduk. Sonunda uyutulduğumuzun farkına vardık.
Söylenenlerin hepsi de boş… boş… boş…
Neden boş?
Niçin boş?
Çünkü hepsi de aynı cendere de. Aynı kavanoz da. Aynı telden çalıyor.
Çıkar… Çıkar… Çıkar…
Rant çıkarı mı var acaba?
Yandaş çıkarı mı var acaba?
Tabiri caizse halkım "Kör kuyunun dibinde" Yanlış mı düşünüyoruz.
BU ÜLKENİN;
Eğitim sistemi mi?
Sağlık sistemi mi?
Hukuk sistemi mi?
Ekonomisi mi?
Dış politikası mı?
Tarım politikası mı?
İşçilerimizin, emekçilerimizin, memurlarımızın durumu mu?
Esnafı, işvereni, sanayicisinin gidişatımı?
Ev kadınlarımızın durumu mu?
Mutlu mudurlar?
Ne kaldı geri de,
Bizce. Hiç… Hiç… Hiç…
Bakınız tarih akışı hızla gelip geçiyor.
Akan su yosun tutmaz,
Su akmayınca da durulmaz.
Bir lider diyor ki,
Bizim kurucu değerlerimiz de, lüks, şatafat yoktur. Hayat standardını siyasete girerek değiştirmiş olanlar biz de yoktur. Tek bir hırka ile dolaşmaya niyet edenlerin bu dava da yeri vardır.
Eşini, dostunu, akrabasını oralara dolduranların aramızda yeri yoktur. Olmadı, olmayacakta.
Değerli okurlar, şunu iyi bilmeliyiz ki, bu sözler söylenirken aklıma şu sözcükler geldi.
Acaba doğru mu? Yoksa yanlış mı?
Bu siyasetçiler baraka evler de mi oturuyor? On üç yıldır bu ülkeye kimler yönetiyor?
Yandaşlarının rezidansları gün be gün yükseliyor. Saraylar da gün be gün şatafat içinde yaşam sürdürülüyor.
Diyebilir miyim?
Temiz bir vicdan kadar, yumuşak yastık yoktur.
Bu günler de terör karşısın da ÇÖZÜLME SÜRECİ yaşanırken, terörle mücadele edilmesini söyleyenler, şimdi sonuna kadar savaş diyorlar.
Siyasete kanla beslediklerini görüyoruz.
O1.kasım 2015 tarihinde de yapılacak seçim sonuçların da sonuç değişmezse ülkemizin durumu ne olacak?
Çözümsüzlük değil çözümü" MİLLİ MUTABAKAT" olarak değerlendirme de yarar var derim.
Geleceğimiz, değerlerimiz, inancımız bu kapsam da değer bulur.
Yoksa ülkemiz tehlikeli bir yalnızlık içinde. Görünen o ki ideolojik yürütülen dış politikamız ülkemize daha da yalnızlaştırmaktadır.
Cihatçı çetelerle, PKK Terör örgütü ülkemizde ve Ortadoğu da kirli emellerini gün yüzüne çıkardılar.
Türkiye de bu kirli ilişkilerin diyetini ödemeye zorlanmaktadır.
Asla bunlar da kim demesini bilmeli. Bu coğrafya bizim, atalarımızın, şehitlerimizin kanlarıyla alınmış topraklardır.
Siz yönetenler, siz de bunun yanıtını en kısa zamanda vermesini bilmeli ülkemde yaşayan halkım da.
Mutlu, huzurlu, sağlıklı bir yaşam geçirmeli.
Niçin varız, niçin yaşıyoruz?
Al Bayrağımız, İstiklal Marşımız ve TÜRKİYE CUMHURİYETİ ile hukukun üstünlüğünü inanmış, demokrasiye özümsemiş sorunlarını çözmüş bir TÜRKİYE de yaşamak istiyoruz.
Bu vesile ile tüm halkımızın Kurban Bayramını en içten duygularımla kutlar, ülkemizin geleceği güzel günlerde mutlu olmak dileğiyle,
Esen kalınız efendim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.