Bundan seksen yıl önce tenis maçı izlerken çekilmiş fotoğrafı olan T.C Devletini kuran Atamızın yolundayız.
Bu gün arşivlere karıştırdığımız da bir bakıyoruz yüzerken görüyoruz.
Sahilde, kumda otururken, ata binerken, konser izlerken, zeybek oynarken, horon teperken, dans ederken heykel incelerken, kadınlarla birlikte kıyafet incelerken fotoğraflarını görüyoruz.
Salıncakta çocuk gibi gülerek sallanırken bile fotoğraflarını bakıyoruz.
Hayvanlarla, çocuklarla, köylülerle de fotoğrafları var.
Ülkesi için savaştan savaşa koşmuşluğunun resimleri de var.
İnanılır gibi değil.
Onun alfabesini kullanarak, ona hakaret etmeye çalışan yobaz ve haysiyet fakiri, kötülük dolu ibislerin
tavşan gibi ürediği, bu günlerde, yetmiş yedi yıl önce ebediyete intikal etmiş ATA mız hala ışıklar tutuyor bize.
Yağ kokulu, D vitamininden eksik okuduğu eser bile olmayan anti sosyallere inat,
"Benim manevi mirasım akıl ve bilimdir" diye bilmiş bir ATA mız olmuş.
Her sabah ilk ezanın okunduğu yer Japonya nın doğusundaki KAMÇATKA dır.
Orayı Bin Dokuz Yüz Otuz Bir yılında cami yaptıran insanın adı da M. Kemal ATATÜRK tür.
Bakıyoruz da şimdi ülkemizde;
Güçlüden yana olanlar, korkak ve kaypak oluyorlar.
Güç merkezi değiştikçe, DÖNER,
Sonunda da bu tip kişiler fırıldak oluyorlar.
Biz Türkler;
Altı Yüz yıllarında ÇİN i,
Bin Yetmiş Bir yılında BİZANS ı,
Bin Dört Yüz Elli Üç yılın da HAÇLILARI,
Bin Dokuz Yüz Yirmi İki yılın da Avrupa ve YEDİ DÜVELİ yendik, özgürlüğümüzü kavuştuk ama,
İki Bin On altı yılın da cehaleti yenemedik.
Onun için diyorum ki;
Çocuklarımıza zengin olmayı değil, mutlu olmayı öğretin.
Böylece hayatları boyunca sahip oldukları şeylerin fiyatını değil, kıymetini bilirler.
Fakirin yemek bulmak için metrelerce yürüdüğü,
Zenginin yemeği sindirmek için metrelerce yürüdüğü,
Tuhaf bir Dünya da yaşıyoruz.
Atalarımız hikayelerin de hep anlatırlar. Bu topraklar yiğitliğin mertliğin harman olduğu topraklardır.
Mert insan güvenilir insandır. Yiğittir. Kalleşlik yapmayan insandır.
Kendinden güçsüze karşı zalimlik yapmayan insandır.
Bugün Anadolu muz da doğu da, güney doğu da hatta büyük şehirlerimizde insanların insana olan sevgisi neredeyse kalmadığını görüyoruz.
Bu tür insanların insan olmadığını, tam tersine zalim, zulmeden insan yığınlarını ortaya çıkarmaya çalıştıklarını görüyoruz.
Atalarımızın hikayelerinde anlattıkları mertlik, yiğitlik kalmadığını gözlemlediğimiz gibi ülkemizin değerlerine de kaybettiğimizi gözlemliyoruz.
Bu kafayla gidilirse de;
Atatürk düşmanı yazar ve çizerler iş başındalar, oldukça çoğaldı.
Yine Atatürk düşmanı yönetici ve idareciler bu ülkenin bürokrat kesimine oluşturur oldular.
Baksanıza 10. Yıl Marşı bile kaldırılmaya çalışılıyor.
Ey zat, ben bu ülkede Kırk beş yıla aşkın süre öğretmenlik ve idarecilik yaptım.
Sen kimsin ki,bu söyleme, bu düşünceye, bu güce nerden alıyorsun.
Sen müdür filan değil bu ülkenin yüz karası bir idarecisi olabilirsin.
Seni doğuran ana da Atatürk ün bu ülkeye değer verdiği Türk Kadınıydı.
Allah ım Ramazan ayı boyunca bu tür demeçler, fikirler veren kişilerden sen bizi ülkemizi koru ya rabbim.
Bu gibi düşüncelere kol kanaat germe, ya rabbim.
Ülkeme, halkıma, huzur barış, öz güven sağla ya rabbim.
Esen kalınız efendim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.