Ehli İslamı ehli salibe çiğnetmeyen Kaid-i Azam (büyük kumandan) Mustafa Kemal'e Allah rahmet eylesin.
Muhammed Ali Cinnah (Pakistan devletinin kurucusu ve ilk devlet başkanı)
---------
Pakistan'ın büyük kuruluş kongrelerinin sonuncu toplantısında Atatürk'ün vefat haberini alırlar. Atatürk'ü kendisine manevi lider kabul ettiğini her fırsatta dile getiren Muhammed Ali Cinnah, yanındakilerin gözleri önünde gözyaşlarını tutamayarak mendili ile gözlerini silerken ağzından "Ehli İslamı ehli salibe çiğnetmeyen Kaid-i Azam (büyük kumandan) Mustafa Kemal'e Allah rahmet eylesin" sözleri dökülür.
Türk Milletinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde ''Ya İstiklal Ya Ölüm'' parolasıyla verdiği Milli Kurtuluş savaşı süresince, Hind Müslümanları, Anadolu'da savaşanlara yardım için para toplama işini Muhammed Ali Cinnah ve ekibindeki ünlü Türk dostu ve Mustafa Kemal hayranı Gazi Nazrul İslam'ın organizesiyle gerçekleştirmişlerdi. Bu para yardımları altı seferde Anadolu'ya -Ankara'ya- gönderilmişti. Ayrıca on ila 16 bin gönüllü fedailer Anadolu'daki Türk istiklal hareketine katılmak için toplanmıştı. Ankara'da Mustafa Kemal Paşa'nın kurduğu Hakimiyeti Milliye gazetesinin başına hem genel müdür hem de başyazar olarak getirdiği rahmetli Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu bu sıralar da vuku bulan bir olayı şöyle anlatır:
''Mustafa Kemal Paşa'nın henüz Çankaya Köşkü'ne taşınmadan önceki Ankara'nın ilk günlerinde İstasyondaki Direksiyon binasındaki ikametgahına çağrılır. Burada Mustafa Kemal Paşa, bankanın getirip kendisine teslim ettiği masadaki torbaları Nizamettin Bey'e göstererek;
-Bunlar Hind Müslümanlarının Anadolu mücadelesine yardım için gönderdikleri altın paralardır. Tam da zamanında ilaç gibi imdadımıza yetiştiler. Şimdi bunları al ve arabama atlayarak Taşhan'a git. Yanına alacağın 2 kişi ile bunları sayıp, zaptını tutup maliye vekiline teslim et. Makbuzunu alıp bana getir. Paraları sayarken kapıya 2 nöbetçi dikmeyi de unutma. Hadi marş marş...
Hemen dediklerini yaptım. Taşhan'ın özel odasında paraları sayarak 18 küçük torbaya doldurduk. Maliye vekiline teslim edip, makbuzunu aldık. Yine İstasyon'daki Mustafa Kemal Paşa'nın ikametgahına dönüp makbuzu kendisine teslim ettik.
Bu arada paraları sayarken bir tek altın sayım yaptığımız masadan yuvarlanıp zemindeki tahta döşemeler üzerindeki bir aralıktan kayıp bir alt kattaki at ahırlarına düşmüştü. Bunu basit görüp önemsememiş ve üstünde durmamıştık. Laf arasında Paşa'ya bundan bahsedince neye uğradığımızı şaşırdık. Paşa öfkeyle elini masaya vurarak şunları söyledi:
-Babanızın parasından mı bahsediyorsunuz?.. O, milletin parası... O para ile bir Mehmetçiğin hayatı kurtulacak.. Bir vatan parçası kurtulacak... Hemen gidin, o düşen parayı arayıp bulun. Torbasına koyun, maliye vekiline teslim edin. Makbuzu yeniden tanzim edin ve bana getirin.
Bu talimatının ardından önceki makbuzu bize verdi. Tekrar arabaya atladığımız gibi geri dönüp dediğini yaptık. Elimizde idare lambalarıyla hanın ahırına indik. Arayıp taradık ve o bir tek altın lirayı bulduk. Maliye vekiline teslim edip aldığımız yeni makbuzu Mustafa Kemal Paşa'ya götürdük. Paşa bize bir "Aferin" çektikten sonra ilave etti;
-Şimdi benim de size bir müjdem var: Bugünkü yemekte kuru fasulye ile pilav var...
Bu paralar gerçekten Ankara için ilaç olmuştu. Çünkü devlet 5 aydır memur maaşlarını veremiyordu. Keza mebuslar da maaş alamıyordu... Hey gidi günler...''
Selam ve Dua İle !
*

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.