MHP,çok partili Türk siyaset tarihinin en katı politik

kuralları ile yönetilen,"askeri disiplinvari"otoritenin hüküm

sürdüğü,doktriner siyasi bir oluşum.

  Rahmetli Türkeş'in karizmatik şahsiyetinin aksine,ileri

yaş probleminin olması,MHP'yi 1980'ler sonrası Türk

siyasetinin tepesine,istenilen düzeyde taşıyamadı.

           ***

  Vefatından sonra yerine geçen Devlet Bahçeli'nin vakur,

sert ve disiplin temelli felsefesi ile bezenen parti,1990'lar

politika sahnesinde "PKK karşıtlığından"oy oranını arttırarak,

yükselen "Kürt milliyetçiliğine"karşı  supap görevi gören bir

parti konumunu aldı.

  Devlet beyin beyefendi kişiliğine rağmen bekar oluşu,toplum

içi sosyal hayattan kopuk yaşantısı,ağır ağabey tavırları,geniş

halk kitlelerine,özellikle bayan seçmenlere "ülkeyi yönetecek

lider" olma imajını bir türlü veremedi.

  Lider odaklı siyasetin yapıldığı ülkemizde,görsel medyanın

etkinliği ve algı da yarattığı büyük gücün farkında olmayan tek

genel başkan,sayın Bahçeli'dir.

  Açıkça ifade etmek isterim ki,bu handikap,seçmen yaşının

18'lere düştüğü günümüzde pek çok gencin gelecekte MHP'den

uzak durmasına sebep olacak gibi görünüyor.

       ***

  Halbuki önümüzdeki 25-30 yıl boyunca gelişmiş ülkelerin,

özellikle Avrupa'nın yükselen siyaset jargonu,"ırk temelli,ülkücü,

milliyetçi değerler demokrasisi"üzerine inşa edilmekte.

  Dünya genelindeki bu gelişmeleri görmemek,değerlendirmemek,

ve de bunu ülkemizde pozitif siyasi ranta çevirmemek biraz

safdillik olur.

  MHP bu tarihi fırsatı,herhalde elinin tersi ile itmeyecek

kadar akıllı davranacaktır diye umuyorum.

            ***

  Devlet bey,tam tamına 20 yıldır MHP genel başkanı.Bir

dönem haricinde MHP hep mecliste bulundu,bir kerede

iktidar ortağı oldu.Bu süreci ayakta tutan en büyük argüman

ise sayın Bahçeli'den ziyade MHP-pkk "karşıtlığı ve

düşmanlığıdır".

  Eğer ülke genel nüfusu içinde 1/5'i oranında olan Kürt

kökenlilerin çoğunlukla desteklediği HDP,MHP'den daha fazla

oy alıyorsa "Türk milliyetçilerinin",özellikle de MHP kurmaylarının

durup,iyice bir düşünmeleri gerekiyordu.

  Nüfusun 4/5'ü "Türk kökenli"olan bir ülkede,"Türk milliyetçisi"

bir parti daha düşük oy alıp,daha az vekil çıkarıyorsa insan ister

istemez"sorun liderden mi kaynaklanıyor,acaba?"demekten

kendini bir türlü alamıyor.

  Seçimin üzerinden 1.5 yıl geçti.Bu soruya yanıt bulunmasını

geçtik,üstüne muhalifler susturuldu.partiden atıldı.Sıkıntı

halının altına süpürüldü.Mesele kapandı,gitti...Mi? 

              ***

    MHP-AKP KARŞITLIĞI

  2002 yılından beri AKP iktidarına karşı gerek parlamentoda,

gerekse kamuoyunda muhalefet olarak tam 14 yıldır ciddi

kavgalar veren MHP'de neler oluyor?Ne değişti de birden

bire bu günlere geldik?

       ***

   Herkesin malumu.MHP tarafından,AKP politikaları ile alakalı

sayısız eleştiri,suçlama ve aşağılayıcı ifadelerle yapılan

saldırılardan,hatta R.T.Erdoğan'ın"halk tarafından c.başkanı

seçilmemesi" için adeta kan davalısı CHP ile işbirliği yapması

noktasına gelmesi,hepimizin hafızalarından daha silinmedi.

          ***

  Devlet beyin yönetiminde son 1 kasım 2015 seçiminde

MHP'nin neredeyse bir kez daha seçim barajının altında

kalmaktan kılpayı kurtulması,"Kürt partisi"HDP'nin bile

MHP'den daha fazla oy alması,daha fazla vekilini meclise

taşıması bardağı taşıran son damla oldu.

  Kendisinin yaşlandığı imajı oluşmasın diye ilerlemiş yaştaki

ülkücüleri ve de ileri de problem olmasın diye de pek çok

vilayette bürokrat arkadaşlarını(Manisa'da Erkan Akçay)aday

gösterip,m.vekili seçtirmesine nedense ne parti tabanı,ne de

parti teşkilatı itiraz etmediler,edemediler.

  Muhalif hareketleri susturmak için tüzük,kongre,mahkeme

gibi siyaseten"kaçak güreşmeye" tevessül etmesi,Bahçeli'yi

partilisi gözünde "sıkıntılı lider"durumuna süreklemiştir.

      ***

   REFERANDUM ÇELİŞKİSİ VE MHP

  Devlet Bahçeli,180 derece siyasi rota değişikliği ile uyuyan

kurdu(R.T.E)uyandırmış,bir anda ülke gündemine"başkanlık

modeli"ni ve referandumunu sokmuştur.

  "Bir taşla iki kuş vurma"(Hem muhalifleri susturmak,hem de

zafere ortak olma)sevdası ile kalkıştığı bu siyasi macera,

"silahın ters tepmesi" ile son buldu.

  Devlet beyin bu siyaset manevrası,bir zamanlar başbakan

rahmetli Ecevit'in bir sabah yataktan kalkıp,b.bakan yardımcıları

M.Yılmaz ve D.Bahçeli'ye "dün gece rüyamda A.Necdet Sezer'i

c.başkanı olarak gördüm.Onu aday gösterelim"demesi gibi oldu.

   ***

  Fakat siyasete kafa yoranların sordukları soru hep aynı:

Ne oldu da,durup dururken bir anda sayın Bahçeli "başkanlık

sistemine yeşil ışık yaktı"?

  Cevap,insan aklı ile adeta alay eder gibi:

"Efendim zaten ülke adı konulmamış başkanlık modeli ile

yönetiliyormuş,muş da,ondanmış,mış"..

  Vay...Vayy...Vayyyy!

      ***

  Kusura bakılmasın ama,o kadar da saf olmayalım..Bu ülkede

lider koltuklarının nasıl el değiştirdiğini,kimlerin nasıl liderliğe

hazırlatıldığını,bunları yapanların hangi güçler olduğunu,bir

gecede yeni liderlerin,hiç ismi geçmeyenlerin,A şahsı denirken

B'nin oturtulduğu koltukları ve sahiplerini henüz unutmadık..

  Neyse.

  Biz taşralı cahilleriz.Pek anlamayız bu işlerden.İngilizlere

sormak lazım..

            ***

    MHP'DE BALANS AYARI BOZULDU

  Son referandumu analiz eden siyasi otoriteler, Devlet beye

rağmen MHP seçmeninin yüzde 70'ler civarında"hayır oyu"

attığını iddia etmektedirler. Benimde edindiğim izlenimler

bu yönde..

  İşte facianın büyüğü de bu..

  MHP her ortamda parti ve lider disiplinine riayet edegelmiş

bir kurum.Ne oldu da MHP seçmeni çok yüksek bir farkla lider

ve kadrosunun "evet"dediğine"hayır"deme cüretini gösterdi?

  Sayın Bahçeli acaba kimlerin canına tak ettirtti?

   ***

  Pekiii!

  Önümüzdeki günlerde bu devasa çatlağı Bahçeli ve ekibi

örtebilir mi?Yoksa yine sert demeçler,muhaliflere yönelik

aşağılayıcı sözlerle bu durumu geçiştirebilir mi?

  Hiç sanmıyorum..

  Devlet bey tüzüğün arkasına saklanarak kongreden ve

parti içi muhaliflerden kaçamaz.Parti toplantılarının

yapıldığı salonlarda birbirine saldıran,döven ülkücüleri,

kardeş kavgalarını bu millet televizyon ekranlarında

görmek istemiyor.

  Yarım asırlık bir hareketin çatırdamasına sebep olacak

yanlışlardan kaçınmak gerekir.Bu sefer muhalif sesler

daha da bir gür çıkacaktır.

  Gerçek ülkücü bir lider,bu riski göze alamaz.

      ***

  Devlet Bahçeli gibi siyasi bir şahsiyetin,bir liderin,"siyasi

U dönüşünü" ülkücü camia (ki sayın Erdoğan'ı genelde pek

sevmezler)zerre kadar içine sindirememiştir.Bunu  da

sandıkta çok net bir şekilde göstermiştir.

      ***

  Gün ola,harman ola.

  Bakıp,göreceğiz.

 

        

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.