Mesuliyet itimadı, itimat ta heyecanı doğurur.
Heyecan da dünyayı fetheder.
Böyle giderse de bu heyecan, bir gün gelir son bulur.
Heyecanın sonun da günler, aylar, yıllar devrilir.
Tarih olur.
Dönüp te bir bakarsan arkana, yaşam dediğin serüven,
Son bulur.
İnsan ömrünün yaşam süreci,
Evrensel dünyada "Bir kibrit şulesi kadar kısa süren süreçtir".
Bu süreçte canlılar,
Doğar, büyür, yaşar, yaşlanır sonunda bu dünyayı iyi veya kötülüklerle sonuçlandırır.
Yaptıkları kar mı? Zarar mı? Getirir. Sonuçta görür.
Yaşam sürecin de;
Koltuklarını yan gelip yatanlara,
Vatanı için can verip yatanlara,
Nasılsınız diye sormayın.
Diyecekleri sözler ülkemin bu günkü durumu gibiyim derler.
Bir yanımız kan, bir yanımız göz yaşı,
Ne olacak bu durum? Biz halkımız ne zaman mutlu ve huzurlu olacak?
Siz siz olun duvara dayanmayın yıkılır,
Ağaca dayanmayın kırılır,
İnsanlara da güvenmeyin ölür derim.
İdare etmek bir mesuliyet işi. Kendi çıkarlarına düşünme işi değil.
İdareciler, yöneticiler ayrımcılık yapmaz. Çıkarlarına düşünmezler.
Şunu görüyoruz ki ülkemiz de idarecilik yapanlarla, ülkemizi yönetenler kendi çıkarlarına düşünür oldular.
Yandaş çevrelerine ses çıkarmasınlar diye, mutlu edebilmek için rant sağlayarak oy avcılığı yaptırıyorlar.
Din tacirleri, yandaş medya çevreleri, yandaş basın, siyasilere şakşak eder duruma getirildi.
Para her şeyi yapar diyen adam,
Para için her şeyi yapan adamdır.
Para ancak kişilerin kıyafetini değiştirir.
Kişiliğimizi, inancımızı, onurumuzu asla değiştiremez.
Bu günler de ülkemiz de, halkımızın KİMYA YAPISI değişti.
Değiştirilmeye de çalışılıyor. KAPİTALİST güçlerin, EMPERYAL İST oyunlarına gelerek kendi çıkarları ve yandaşlarının çıkarları doğrusunda çalışmalar yapılıyor.
Nasıl mı? Dersiniz. Neden mi? Dersiniz.
Siyaseti kendi çıkarları için, oyuncak haline getirenlerle,
Ülkemiz ve halkımız için siyaset yapanlar arasındaki kavgalardan.
Her siyasi, her siyasi parti halkı için mutluluk dağıtacağım der.
AMA,
Kimileri kendi siyasetini yapar,
Kimileri de halkının siyasetini yapar.
Karara da halk verir.
Halkımız da kararına verirken, ülkemizin geleceğini düşünerek, karar vermeli.
Türkiye Cumhuriyetin den başka bir ülke yok.
Hepimiz biriz ve beraberiz.
Bu sözüm TÜRKİYE CUMHURİYETİN de yaşayan tüm halkımızadır.
Bu devlet, bu vatan, bu bayrak, bu milli marş bizim.
Bunu söylememiz yetmez. Biz birbirimizle kenetlenmezsek ne devlet kalır, ne de vatan.
Emperyal güçlerin oyununa gelmemeli.

Bizans oyunlarının tahriklerini gelmeden, başımıza gelecek oyunları başımızdan def etmesini bilmeli.
Bin bir zorlukla kurulan bu devlet TÜRKİYE CUMHURİYETİ dir. Bir kültür devletidir.
O kültür Anadolu kültürüdür.
Bunun için halkımıza diyorum ki,
Mesuliyet onurdur.
Mesuliyet ilkeliliktir.
Mesuliyet insan omuzunda ağır bir yüktür.
Mesuliyet bu yükü kaldırabilen kişilere verilir ve alınır.
Halkımız da bu mesuliyete inanmış, bu bilince varmış kişilere görev vermesini bilmeli.
İnanmak soyut olan bilgiyi, somut olan eyleme dönüştüren bir motordur.
Bu eylemi büyük bir enerjiye dönüştüren halkımız inanç kaynağını bulmuş yönetmeye, yönetilmeye inanmış olacaktır.
Eyyy… Halkım mutlu musunuz?
Tabi ki mutluysanız söyleyecek sözüm yok.
Değilseniz problemi çözmek sizin elinizde.
Karşınız da çok bilinmeyenli denklem yok.
Optik formu işaretlemek doğru yanıtı vermek sizin elinizde.
Esen kalınız efendim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.