Hayalleri olmayanların amaçları da olmaz.
Şahsen kişisel olarak bunu inananlardanım.
Biz Manisa da yıllardır gerçek haber, gerçek özeleştiri yazıları yazmaktan çekinmeden ilimiz düzeyine haber ulaştıran yerel bir gazeteyiz.
Gazetemizi gerçekçi bir şekil de yazılar yazabilmenin, okuyucumuza dağıtabilmenin onuru ve gururunu taşıyoruz.
Manisa ve Türkiye olaylarını akılcı bir dille yazabilmenin, özeleştiri ve eleştiriyi açık olmanın örnek gazetecilik yapabilmenin hazzını ve özgüvenini yaşamaktayız.
Hayallerimizi gerçekleştirmek için günlerce nasıl olacak diye, güncel haberiyle, köşe yazarlarından, spor haberlerine kadar,
Uğraşıp duran yayın emekçilerimize minnettarız.
Nasıl olacak diye hiç çekinmeden yazabilmenin örneğini veriyoruz.
Nasıl olunur, nasıl okunuruz, diye arzularımızı gerçekçi bir ifade ile yayın hayatını sunuyoruz.
Kıskananlar da oluyor. Ne bu diyenler de oluyor.
Ama yılmayacağız.
Yazmaya, özeleştiri yapmaya kendimize görev sayıyoruz.
Bu özeleştiri MANİSA için de geçerli, TÜRKİYE için de geçerli.
İnanmak başarmanın yarısıdır. Diğer yarısı da çalışmak, bilim ve doğruluktur.
Geliniz hep birlikte bir özeleştiri yapalım.
Manisa da yaşayan halk, Türkiye li halktır.
Halkımızı idare eden ülkemizin bir ANAYASA SI vardır.
Biz Anayasamızı tam ve doğru bilmiyoruz dersem, yanlış mı? Söylemiş oluyorum.
Kimin özgürlüğü nerede bitiyor; Bilmiyoruz. Okumuyoruz.
Sadece birilerinin, bazı çevrelerin bizlere söylediklerinle yetiniyoruz. O kadar.
Birilerini güvenip biat edercesine arkasından gitmeye devam ediyoruz.
Kimler gidiyor dersek, bizim halkımız gidiyor.
Şu sözleri söylerken yanlış mı söylemiş oluyoruz?
Bakınız; Biz halk olarak,
Bizler adil olmalıyız.
Adil olmak için iyi bilmeliyiz.
İyi bilmemiz için öğrenmeliyiz,
Öğrendiklerimizi de öğretmeliyiz.
Öğrettiklerimizi de uygulamalıyız.
Biz tez zaman da özümüze dönmeliyiz. Merhametli, sevecen, yardımsever, ayrımcılıktan uzak, cesur, paylaşımcı olan, komşusu açken, tok uyuyamayan, esnafı siftah yapamayan, yan dükkana müşterisini gönderebilen özümüze dönmeliyiz.
Bunları yapıyor muyuz?
Yapamıyoruz.
Neden mi?
Toplumumuz bencil olmuş. Toplumdan özür dileriz. Dileriz de, yağdanlıkçılara boyun eğmeyelim.
Bizim ülkemiz de gelir dağılımımız iyi mi?
Bizim ülkemiz de enflasyon normal mi gidiyor?
Bizim ülkemiz de bu güne kadar yolsuzluk olmadı mı?
Bizim ülkemiz de yatırımlar nasıl yapılıyor?
Bizim ülkemiz de hukuk sistemimiz herkes için eşit mi dağıtılıyor?
Bizim ülkemiz de terör var mı yok mu? Herkes rahat ve huzur için de mi yaşıyor?
Bizim ülkemiz de ifade ve düşünce özgürlüğüne tahammülsüzlük yok mu?
Bu kötü gidiş, değil de nedir?
Doğru söylendiği zaman, bazılarına iğne gibi batıyor.
Öfkeleniyorlar. Kızıyorlar.
Bu özeleştirilere kabullenen, doğrulara çıkarıp ortaya atan kişilere teşekkür edilecekken, cezalandırma tercih edilerek insanlar yok sayılıyor.
Bu gün ülkemiz bir açmazın ve çıkmazın içine sokuldu.
Bu açmaz ve çıkmazdan nasıl kurtuluruz.
İktidar, muhalefet, diğer siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, silahlı kuvvetlerimiz, meslek odalarımız, üniversitelerimiz, akademik odalarımız daha niceleri biz birlik için de olamaz mıyız?

Yok sa, birileri uygulayacak, biz de tıpış, tıpış arkasından mı gideceğiz?
Eyyy… Parlemento,
Sizlere yazıyorum, sizlere sesleniyorum.
Bu güzelim halkıma bu yaşam yakışmıyor.
Bizler sizlerden sağduyu ya davet, özgürlüğümüze gölge düşürülmesin istiyoruz.
Bu ülke doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ile bir bütündür.
Milli demokratik, laik TÜRKİYE CUMHURİYETİ dir.
Tarih hiçbir şeyi unutmaz.
Geçmişimiz nasıl yazıldı ise, gelecekte de bugünkü yaşananlar çok acı biçimde dile getirilecektir.
Esen kalınız efendim.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.