Şeyh Edebali hazretleri, damadı Osman Gazi'ye şöyle demiş idi:
"Ey oğul, artık Bey'sin! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Güceniklik bize gönül almak sana. Suçlamak bize, katlanmak sana. Acizlik bize hoş görmek sana, anlaşmazlıklar bize, adalet sana, haksızlık bize, bağışlamak sana. Ey oğul, sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz. Şunu da unutma ve insanı yaşat ki devlet yaşasın. Ey oğul, işin ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı. Allah yardımcın olsun."
Bu deyişten çok öncelere gittiğimiz de Bilge Kağan'ın Orhun yazıtların da ''...aç milletimi tok kıldım,...giydirdim,...töreyi hakim kıldım dediğini görüyoruz.
Bu ikisinden önce de, bu ikisi arasında da ve sonra da; Türk Devlet adamlarının, hizmet ettikleri Türk Milletini İnsanca yaşattıkları, adaletten, haktan, hukuktan ayrılmadıkları sürece, büyüdüğümüzü, genişlediğimizi, bilimde, sanatta, edebiyatta, velhasıl her alanda ileri gittiğimizi, idarecilerin, bu olmaz ise olmazdan saptıkların da, hanedanların, beyliklerin, devletlerin yıkıldıklarını görüyoruz.
Öte yandan, aileden başlamak üzere özel hayatta, iş dünyasında, insanın temel hakkı olan yaşama hakkına saygı gösterilmediğin de, ailelerin dağıldığını, şirketlerin battığını görüyoruz.
Günümüzde ne oluyor?
Kendilerine ''Yeni Osmanlılar'' diyen bir siyasi parti iktidar da. Peki, insanın insanca yaşaması için ne yaptılar ve ne yapıyorlar? sıkça başvurup kullandıkları manevi deyişlere, seçimler de sığındıkları milli deyişlere uyuyor uyguluyorlar mı?
Sürekli ayrıştırılan, ötekileştirilen, işine geldiğin de kullanılan, işine gelmediğin de tu kaka edilen, her türlü baskının uygulandığı, toplumun paramparça edildiği, birilerinin kendi aralarında hakça paylaşarak zenginleştiği, büyük ekseriyetin giderek yoksullaştığı, her türlü ahlaksızlığın arttığı, güven ortamının nerede ise kalmadığı, ülkenin bir bölümünde örtülü bir savaşı yaşandığı, yüzlerce şehit, yüzlerce gazi ülkemin gündeminden düşmemekte.
Nihayet, 10 Ekim 2015 günü, Başkent Ankara da, bir bomba patlıyor. Sözde Barış Yürüyüş ve mitingi yapmak için toplanan insanları içinde. Bu güne kadar 99 ölü ve yüzlerce yaralı.
Devlet, insanını yaşatmak için vardır.
İnsanca yaşamanın temel şartı güvenliktir.
Türkiye, nerede ise elli yıldır terör ile yaşayan ve mücadele eden bir devlettir. Tehdit unsurunun, hedefleri, eylem öncesi, sırası ve sonrası, eli kanlı katilleri, kalemi kanlı kalemşorları, etki ajanları ile ne yaptığı ve neler yapacağı bilinmektedir. Bilinmesine rağmen adeta bir gaflet uykusuna yatılmıştır.
Ne yazık ki, ortada her yönü ile bir yönetim zafiyeti vardır. Yatığı her yanlış sonrası aldığı darbeler karşısında ''aldatıldık'' diyen bir iktidar. Aldığı her darbede insanları acımasızca öteleyen, suçlayan bir yönetim.
Adın, ''Milli'' olan ve fakat her gün millilik vasfını kaybeden kurumlar.
İnsanların, Milli, manevi değerlerini yaşatarak, güven içinde yaşadığı, Muasır medeniyetler ötesine hep birlikte yürüdüğü bir Türkiye istiyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, Devletimin, öncelikle kendi içinde egemenlik haklarına sahip çıkmasını istiyoruz.
Devletimiz ebediyen yaşasın diye insanca yaşamak istiyoruz.
Çok şey mi istiyoruz?
Selam ve Dua ile!...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.