Benim bulunduğum yer,konumum aşağıdaki
isteğimi gerçekleştirmeye müsait değil.
Bu yüzden ulusal medyada cesur,omurgalı
bir gazeteci arıyorum..
***
Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye(Demirtaş'a
sormasa da olur)tek bir soru..
Şu soruyu yüzlerine karşı soracak:
"Önümüzdeki yıl yapılacak anayasa ve başkanlık
referandum oylamalarında vatandaşın verdiği
evet oyları yüzde elliyi bir oyla bile de olsa
geçerse bir daha dönmemek üzere siyaset
hayatımızdan gitme sözünü şimdiden verecek
cesaretiniz var mı"?
***
15 yıl oldu.Canımıza yetti bunların muhalefet
anlayışı.Her ay kişi başı 20 tane emeklinin
maaşı kadar parayı cebine koy.Basına iki demeç,
mecliste bir iki tane soru önergesi.Adın olsun
muhalefet.
***
İçimizi çürüttünüz.Beynimiz küçüldü.
Heyecanımızı yitirdik.Gelecek umutlarımızın
ışığı gittikçe küçülüyor,yakında sönecek.
Kısacası"bu milleti hak etmiyorsunuz"..
***
Şair,yazar,diplomat Abdülhak Hamit bir asır
önce"bu millet söylemez,söylenir"demiş.
Yüz yıl geçti.
Bende bir ilave daha yapayım.
"Söyleniyor,hem de ağzına geleni".
Evde,sokakta,lokalde,kahvehanede,arabada,
her yerde..Ama sadece söylenip,duruyor.
Lakin iş yazmaya,muhatabının yüzüne söylemeye
gelince,herkeste bir"Yusuf,Yusuf"durumu.
CADI KAZANI
Önümüzdeki yılın ilk yarısında büyük bir ihtimalle
anayasa ve başkanlık ile alakalı referandum
olacak gibi görünüyor.
Hani bir çeşit"köy yanıyor,abimiz taranıyor"
muhabbeti.
Eğer bu devleti yönetenler ve yönettirenler de
"akıl tutulması" yoksa,ülkemiz adına her türlü
komplo teorisini düşünebilirsiniz.
Etrafımız ateş çemberi.Siyasi konjonktür toz duman.
Ülke insanı huzursuz ve tedirgin.
93 yıllık bir serüvenin belki de sonu olacak.Bilmiyoruz.
100 sene öncesine ait okuduğum tarihi gerçekleri
hatırladıkça çocuklarımız ve torunlarımız adına
korkuyorum.
Bu durum sanki bana biraz 1908 ikinci meşrutiyet
günlerini anımsatıyor.
Tekrar ve dikkatlice okumam lazım.
KİME GÜVENECEĞİZ?
"Ülkenin bağırsakları temizleniyor.Ben bu davanın
savcısıyım"...
Hatırladınız mı?Balık hafızalılar!
Balyoz,Ergenekon,Kumpas,Casusluk davaları...
Sanıkların çoğunluğu beraat etti,aklandı.
Oysa ne "vatan hainlikleri" kalmıştı,ne de
"Mustafa Kemal'in askerleri bunlar mı",muhabbeti.
Sonra?
Davanın "süper kahraman savcısı,yargının yüz akı"
Zekeriya Öz"ün "vatan haini"sıfatı ile elini kolunu
sallaya sallaya yurt dışına firarı.
Nereye gitti?
Dost,müttefik Almanya'ya..
Ya şimdi?
Herkes suspus..
Süt dökmüş kedi.
***
15 temmuz..
Mustafa Kemal'in askerlerinin,yani Harbiyelilerin,yani
devletin bekası için namus,şeref yemini edenlerin
bir kısmı oldu"Fetö'cü-darbeci subaylar"..
Darbe yapanlar"hain",karşı duranlar"vatansever".
14 temmuzda hepsi "mesai arkadaşı"idi.
Herkes birbirinin gerçek yüzünü 15 temmuzda tanıdı.
Öyle mi?Sen öyle zannet!
Külliyen yalan!
Yalan kere yalan!
O"rütbe ve terfi kapma dümeni" var ya,alayının gözünü
kör etmiş.
Şimdi ne diyorlar"asalım bu şerefsizleri",hapislerde
süründürelim namussuzları"..
Hani "harbiyeden hain çıkmazdı"?.
"Yargı ile ordunun yarısı,emniyet ve jandarmanın
yüzde 75'i bu terör örgütünün mensupları".
Ben demiyorum.Devleti idare edenler diyor bu sözleri.
Ya devletin diğer kurumları,özel sektörün ne kadarı?
Yazmayayım.Korkarsınız,moraliniz bozulur.
Yoksa bunlar birer uydurma mı? Yeni bir oyunun
parçası mı?
***
HSYK'ya,Adalet bakanlığına onlarca,yüzlerce hakim,
savcı arka arkaya atanırken,alınırken "kurban
olduğumun Allah'ı verdikçe veriyor"diyen,kendine
"suikast yapılacak palavrası"ile ortaya gaz veren,
CİA'e,MI6'ya gönderilen evrakların alınması için
polislerin kozmik odalara girmelerine ses
çıkarmayanlar kimler?
O tarihlerde Başbakan yardımcısı kimdi?Adalet
bakanı kimdi?İçişleri bakanı kimdi?
Her Allah'ın günü medya karşısında ağustos
böceği gibi ötenler,şimdi tavşan gibi saklananlar
neredeler?
Kim bunlar?
Bilmiyorsunuz değil mi?
Ama millet,sokaktaki insanlar onları çok iyi
biliyor ve tanıyor.
***
"Bu milletin arkasında durduğunu"söyleyenler
bilsin ki,yukarıdaki soruların yanıtları ortaya
çıkıncaya kadar hiç kimse,kimseye güvenmiyor,
güvenmeyecek.
Bir gün gelip de FETÖ mensubu olmak suçundan
hapsedilenlerin salıverilip "kahraman" ilan
edilmeyeceğinin garantisini bizlere kim verecek?
Geçen günde yazdım.Yine yazıyorum.Sadece
bir ilde 1.8 milyon insanın endişesini giderme
işini bir "cesur savcının",yani bir kişinin omuzlarına
yıkıp kenara çekilemezsiniz.
***
DEVEKUŞU SİYASETİ-PARDON İKTİDARI
35 yıl..
Siyasetin bir şekilde içinde,kenarında,dışında oldum.
Böyle bir"pişkinlik,aymazlık,kafasını kuma
gömme"siyasetini ne gördüm,ne de tanık oldum.
17-25 aralık sonrası,15 temmuz ertesi Manisa
hapishanelerine tıkılanlar ile geçmişte yatağınız
haricinde siyaset,ticaret,din,parti,menfaat,oy,
himmet,hizmet,kurban,burs,devleti peşkeş çekmek
dahil her şeyinizi paylaştınız.
Yok"Allah affetsin"!Yok"Hata yaptık,özür dileriz"!
"Ağlama duvarı" Kudüs'te.Oraya gidin.
Ya şu an sadece siyaset arkadaşınız olduğu için
içinizde barındırdığınız kişiler,sakladığınız bilgiler?
Mübarekler sanki hepiniz"ak kaşık"sınız.
***
Arkanızı dönüp bakmadıklarınıza ne demeli?
Şimdi hepsi oldu"cüzzamlı,tu kaka".
Sizde oldunuz üç maymun,iki yüzlü..
Size göre bu insanlar suç işledi,Öyle mi?
Zamanında beraber olduğunuza göre suç
ortakları da sizsiniz!
Olan bitenler sizlerin gözü önünde oldu,
siz şahit oldunuz,başkası değil.
Bu devletin en önemli kurumlarını "tahta bezine"
çevirenler mi oldu?Öyle dediniz çünkü.
Sizlerde onlara kova ile su taşıdınız..
***
İnsanlardan duyuyoruz.Yalan,sahi.
Hapiste olanlara zevahiri kurtarmak adına
"vallahi sizin için elimizden geleni yapıyoruz"
gibi haberler gönderiyormuşsunuz.
Eğer söylenenler doğru ise,bunun adına
"katmerli şerefsizlik"denir.
"Pisliği,pisliğiniz ile örtemeyeceksiniz".
Bir gün gelecek,FETÖ meselesinde yalnız
bıraktığınız cesur savcı çıkacak,sizden de
en azından "bildiklerinizi anlatmanızı"isteyecek.
Bakalım ne yapacaksınız?
Tabii,yalan söylemezseniz.
***
Bu filmin devamı var.Bitmedi,bitmeyecek.
Bu şarkıda daha çoook söylenecek.
Neydi o?
Beraber yürüdük biz bu yollardaaa...





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.