Bugün ülkemizde her yurttaş güvenlik sorunumuz var diyor…
Halbuki "GÜVEN" sorunu var diyorum.
Hiçbir yurttaşımız, hiçbir yurttaşımıza güvenmiyor artık.
Güvenmiyor, güvenemiyor arkasını dönüp te bakmaktan korkuyor.
İnsanın insana güvenmediği bir toplum düzeni yaratıldı.
İnsanlarımızın, ülkemizin, bu durum da GELİŞİM göstermesi mümkün mü?
Bugün ülkemiz de;
Anne çocuğuna,
Kardeş, kardeşine,
Koca, karısına,
Patron, çalışanına,
Devlet, memuruna,
Güvenemeden yaşamaya çalışıyor.
Bu durum bilimsel olarak, sosyolojik olarak araştırma yapılması gerekmez mi?
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti olarak şöyle bir baktığımız da,
Bugün ülkemiz de;
Haksızlığa, zulme, hırsızlığa, ahlaksızlığa, SON VERMEK için,
Ülkemizin ve halkımızın sömürülmesine SON VERMEK için,
Yağmaya, yandaşa, talana, vurguna, yolsuzluğa DİRENMEK için,
Haksızlığa, boyun eğmeden, susmadan DOĞRULARI SÖYLEMEK için,
Irkçılığa, bölücülüğe, ayrımcılığa karşı çıkmak için,
Cumhuriyet ilkelerimize, demokratik laik hukuk devletimiz için direnmeye,
Onurumuzla, mücadele etmek görevimiz olmalıdır.
Parmak indirip kaldırmakla milletvekili,
Talimatlarla görev yapan mahkemelerle,
Telefonlarla başlık atan medyamızla,
Makarnaya muhtaç vatandaşlarımızla,
Komşularımızla kavgalı bir Türk Devleti olmayacaksın.
Eyyy… Halkım.
Çalkantılı bir dönemden geçiyoruz. Bugünlerde cumhuriyetimize saldırılar çoğaldı.
Gelen vuruyor, giden vuruyor.
Ülkemizin, halkımızın hali perişan.
Biz geldik gidiyoruz.
Ya çocuklarımız, ya torunlarımız, ya gençlerimiz ne olacak?
İstikrar dediler, istikrarsız oldular.
Bakıyoruz ülkemizin genel yapısına;
Terör almış başına gidiyor, bombalar patlıyor, günahsız insanlarımız yaşamlarını kaybediyor.
Güvenlik güçlerimiz, askerlerimiz şehit oluyor.
Türkiye miz iç savaşın yaşandığı ülke durumuna getirildi.
Kan,
Gözyaşı,
Şehitler
Çoğaldı.
Yeni yeni düşmanlarımız türedi, hatta hortladı.
Neden böyle olduk dersiniz.
Demokratik hukuk devletimiz de mahkeme kararlarına uymamak hukuk sistemimizin yok olmasına sebep oldu.
Kısacası hukuk guguk oldu.
Yapılan her faaliyetin,
Verilen her kararın,
Bu gün ülkemiz de bu süreçlerin yok sayıldığını görüyoruz.
Ya da bu süreçlerin adaletsizlik adı altın da kısaltıldığını biliyoruz.
Eşitlik sadece sözlükler de karşılık bulurken, elindeki gücü çıkarları doğrultusunda kullananlar var oldu.
Mücadele, emek, hayaller ve hedefler karar vericiler tarafından önemsenmediği gibi, hayatını bu yönde adayan insanların ürünleri çöpe atılıyor artık.
Kurtlar sofrasında omurgalı kalmaya çalışmak, siyasete alet olmamak, kimsenin karşısında eğilmemek
Hatta dik durabilmek bayram sabahlarındaki kahvaltılarda kaldı artık.
Yaşamak fırsattır, yararlanmayı bilelim.
Yaşamak güzelliktir, kıymetini bilelim.
Yaşamak görevdir, tamamlamayı bilelim.
Yaşamak bilmecedir, çözmeyi bilelim.
Yaşamak verilmiş bir sözdür, tutmayı bilelim.
Yaşamak mücadeledir, kabullenmeyi bilelim.
Yaşamak şanstır, kullanmayı bilelim.
Yaşamak, yaşamaktır, uğruna savaşmayı bilelim.
Esen kalınız efendim.






Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.