Çok eskilerde siyasetle iç içe idim.Diksiyonu düzgün,
hatipliği güzel ve etkili insanları gıpta ile dinlerdim.
Ara sıra "acaba konuşma yapılacak ortamlarda bende
ne yapsam da insanlara hitap etsem"diye düşünür,
dururdum.
Siyasetten uzaklaşınca bu düşüncelerim de kayboldu.
Bugünün siyaset ortamını ve de kalitesizliğini görünce
o duygum yine depreşti.
Arkadaş!Patlıcana,küçük enginara,taze kabağa baksam
aklıma hep mikrofon geliyor.Ve hemen elime alıp nutuk
atmak istiyorum.
Eh biraz yaşlandık da.Evde prova yapmaya kalksam,ne
yalan söyleyeyim,hanım anında kapıyı gösterecek diye de
çekiniyorum.Kadın haklı birader.Zaten 32 yıl dırdırımı
çekmiş,durmuş.
İçimden "boşuna aranma oğlum Enis"diyorum.
****
HIYAR SENDROMU
Psikiyatrist dr. olan bir çocukluk arkadaşım var.Ona sordum.
Kahkahalarla güldü.
"Oğlum sende Hıyar sendromu"var"dedi.O da ne?"Yok artık"
demişim.
"Dua et!Sendeki semptomlar yine de hafif".Meğerse
af buyurun "Çengelköy hıyarını"bile mikrofon niyetine eline
alacak kadar meraklısı varmış.Hemde kimler kimler.
Zaten en meşhur'unu da sizler biliyorsunuz.
****
Bu durumda olan bir adam olduğunu düşünsene.İnsana
resmen gına getirip,baygınlık geçirtirsin.Hele birde sana
"yeter artık!Bi sus be adam!"diyecek cesarette kimsede
yoksa.Eyvah ki,ne eyvah!
Yularını koparmış beygir misali,tutana,önünde durana
aşk olsun.
Tek tedavisi "mikrofona benzer her gördüğüm nesneyi
elime alıp,konuşacakmışım.İster evde,ister dışarıda,
camide,cenazede,düğünde,siyasette,gittiğim her yerde,
durmadan,dinlenmeden sürekli konuşacakmışım.Hatta
konuşmuş olmak için bile konuşacakmışım.
****
İyi de kardeşim!
Ben devletin hem başı değilim. Hemde yetkilisi.
Ki durmadan,dinlenmeden konuşayım.
Her yerde,üstelik nerede konuşabilirim?Sonra beni kim
dinler?Galiba bu hastalıktan kurtulamayacağım.Çok yazık!
Doktor "eğer imkanın olur yurt dışına gidersen,lisan
bilmesen bile konuş.Nasılsa birisi tercüme eder"dedi.
Pes be arkadaşım!Bu nasıl bir dert böyle?Vallahi
utanırım,herhalde.Ya birisi çıkar"geveze"derse?
Değil mi?

Velhasıl,zor bir hastalık.Kolay kolay kurtulmayı da hayal
etmemek lazım.
Allah düşmanıma vermesin bu hastalığı.Ve de dinlemek
mecburiyetinde kalanları kurtarsın.
****
SİYASİ PARTİ VE ÇINAR AĞACI
İÇİNDEN ÇÜRÜR
Canlı ağacın gövdesine kireç,üzerine göztaşı ve toz
kükürt atmaz isen erken bozulur.
Kereste için ise,yaş ağacı kestin mi önce ilaçlı suda
bekleteceksin,sonra da fırınlayarak kurutacaksın.
Yapmadığın taktirde kalas önce çatlar,sonra da kendi
kurdunu üretir,yer,kemirir,ağacı çürütür,bitirir.
Siyasi partilerde de durum aynen böyledir.İçindeki
kurtları,kurtçukları temizleyeceksin.Yoksa çürüme
kaçınılmazdır.Önce fikirler,sonra vekiller,daha sonra da
ilkeler birer birer çürür,ilk hamlede de dağılır gider.
****
Siyaset kurumları tüzüklerle değil,ilkelerle yürür,
nefes alır,hayat bulur.Aksi halde kurumsal kimliğinden
uzaklaşır,parti içi hizip ve klikleşme ortaya çıkar,
bütünlüğü yok eder,bitirir.Tıpkı ağaç kurtları gibi.
****
Siyaset kaypaklığı kaldırmaz.Devekuşu modeli siyaset
yapmak,partinin altına dinamit yerleştirmek gibidir.
Yani ya deve olacaksın,ya da kuş.
****
Net örnekler verelim,daha iyi anlaşılsın.
Diyelim ki köklü bir partisin.Kurucu liderinin felsefesini
eylemde kullanmak yerine sadece söylemde kalıyorsan
daha ilk dönemeçte kazaya uğramak kaçınılmazdır.
Mesela kuruluşunda faşist ilkelerle bezenmiş partini
savunursun ama bu düşüncelerini sosyal demokrat çizgiye
taşıyamazsın.Kendini "sosyal demokratım" diye
tanımlaya bilirsin.Lakin millete köhnemiş,moderniteden
uzak fikirleri aşılayamazsın.
Bu arada ne kadar uğraşırsan uğraş,sosyalist ve de
marjinal fikirleri sosyal demokrasi çatısı altına sokamazsın.
Yanılır da ırkçı ve marjinallere parti kapısını açar,buyur
edersen bir bakarsın,fikri çatışma,birden militanlaşmaya
dönüşür,öz değerlerini hedef alır,ne yapacağını şaşırırsın.
Bir tarafta devletine her türlü alçakça fikir ve söylemleri
ile saldıranlar,diğer tarafta ülkü,ilke,devlet,millet,cumhuriyet
kavramlarını dilledirenler,karşı karşıya gelirler.Üstelik aynı
çatının altında.Yani tam bir curcuna.
Zevzeğin biri de içinizdeki"devlet düşmanlarına kızar",
liderinizin ayağının dibine içi boş mermi kovanı atar.Bu bir
çeşit ikaz protestosudur.
Bu siyasi birliktelikten ne ışık,ne umut,ne de gelecek
beklemek ham hayalden de öteye gitmez.
****
Siyasi kurumlar siyasetçilerin şahsi ikballeri için medyanın
oyuncağı yapılamayacak kadar önemli yapılardır.
Siyaset ise,sosyal bilimin ana dallarından birisidir.
Tabii,anlayana..Kapasite meselesi..

















Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.