Hayatta silgim hep kalemimden önce bitti.
Çünkü kendi doğrularımı yazacağım yere, tuttum başkalarının yanlışlarını sildim.
Ülkem ne oldu da bu duruma geldi.
Neden ülkemin, halkımın sorunları dağ gibi büyüdü.
Sorunlarımız gün be gün arttı, içinden çıkılmaz duruma getirildi.
Acaba nüfusumuz arttıkça sorunlarımız bunun için mi çoğalıyor.
Halbuki bizim nüfusumuzdan çok daha fazla ülke var ki, demokrasinin göbeğini yaşıyorlar.
Bu sorunlar ne zaman çözülecekte, ülkem insanı rahat ve huzur içinde yaşayacak.
Hırs insanların genlerinde mi var?
Birileri ezecek, birileri de ezilecek mi?
Ezenler zengin, kapitalist insanlardan oluşup, onlar mı mutlu huzur için de yaşayacak?
Ezilenler de güçsüz, zayıf yarı aç yarı tok mu yaşayacak?
Yazsam bir türlü. Yazmasam bir türlü.
Yaşam olarak inim inim inliyoruz.
Bakıyorum çevreme. Hatta ülkeme halk olarak nasıl yaşama tutunacağımızın derdine düşmüşüz.
Boş gezen insanlarımız.
Çöp toplayan miniklerimiz.
İşsiz güçsüz gençlerimiz,
Atama bekleyen eğitim ordumuz.
Umutsuz çiftçilerimiz,
Hepsi de kaynayan yaranın içinde boğuşup duruyorlar.
Yönetenler de kendilerince biz yönetmeye devam ediyoruz diyorlar.
Hele hele bu günler de Güneydoğudaki şehirlerimiz de AÇILIM yüzünden örgütlerin çıkması,
Sonuçta her gün şehit haberleri artık iyice morallerimize bozdu.
Bıktık artık. Ne zaman bu durumlar düzelecek.
Hiçbir şey eleştirilemez değildir. Hiç bir kurum, kuruluş, makam ve hiç kimse TÜRKİYE den daha büyük olamaz
Kafayı kişilere, yönetimlere değil de, sorunları takip, çözüm yollarını birlikte bulabilmenin yollarını araştırırsak, daha yararlı bir iş yapmış olamaz mıyız?
İktidarda, muhalefette bir saldırışla birbirlerini yok etmeye çalışıyor.
Süreç için de yazıları yazanların da inandırıcılığını yok edip, bindiğimiz dalı kesmiş olmuyor muyuz?
Yerel basın üzerin de siyasi baskılar olabilir.
Köşe yazarları da bu baskılardan etkilenebilir.
Düşünürsek yerel köşe yazarlarından öyle güzel fikirler ortaya çıkar ki, özgürce yazı yazmak yerel basının yazıları olmalı.
Yararlarını görme açısından bir sakınca olmadığını düşünüyorum.
Sevgili okurlar siyaset zor zanaat. Zordur insanın kendisi olabilmesi.
Bunun için çok sağlam bir yapı ve karakter olması gerekir.
Bakıyoruz da insanlarımız, CI, CI, CU, CU olmaya alıştırılmış.
Örneğin, AKP ci, CHP ci, MHP ci, HDP ci DSP ci, MP ci gibi.
Zaman içinde CI, CI, CU, CU olanlardan çok kişilerin zenginleştirildiğini görüyoruz.
CI, CI, CU, CU olmak kolay ve kazançlı olduğu gibi, ADAM olmak ise zordur. Yürek ister.
CI, CI, CU, CU olanlar üç maymunu oynuyorlar.
Yerine göre görmez, duymaz, bilmezler.
İşlerine gelirse de hem görürler, hem duyarlar, hem de bilirler.
Bu kişiler bencil olur, kendilerinden başka kimseyi düşünmezler.
Moraliniz bozuk olduğunda "NEDEN" yerine "NEREDESİN" diyecek insanlarla yolunuzu devam edin ki,
Diğerleri "ÇÖP" olsun.
Metodu olan TOPAL, METODSUZ koşandan daha çabuk ilerler.
Eyyy… halkım ;
Atamızdan bize emanet oldu bu vatan,
Onu ebedi yaşatmak boynumuzun borcu.
Bilelim ki her zaman plan yapıyor düşman,
Vatanı mızı korumak boynumuzun borcu.
Şerefsiz hayat için bu toprağı satmaya çalışanlar,
Bu milletin içine fesat ruhu katanlar,
Bunu bizi yakıştırır mı toprakta yatanlar?
T.C. ni Türk Halkını yaşatmak boynumuzun borcu.
Tarih okusun ki, mazimiz ne imiş görsün,
Her bir kötülüğü kalbinden silsin,
Düşmanlarımız Türk gençliği, Türk Halkı ne imiş bilsin,
Cumhuriyet i korumak, boynumuzun borcu.
Esen kalınız efendim.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.