Günümüz de gerek iş yaşamımız da;

Gerekse toplumsal yaşamımız da;

Gerekse de bugünkü eğitim verdiğimiz okullarımızda;

Değişen ve gelişen koşullarda, biz bireyler yeteneklerimizi tam olarak kullanamamaktayız.

Biz birey olarak, bazen kendimiz, bazen de toplumumuzun diğer bireyleri ile çatışmalarımız kaçınılmaz olmaktadır.

Bunu için;

-Toplumumuz da bireyler arasın da iletişimsizlik gün geçtikçe artmakta.

-Okullarımız da sözel fiziksel saldırgan davranışlar artmakta.

-Toplum olarak toplu taşıma araçların da bireyler birbirlerini rencide edici davranışlar sergilemekte.

Sonuçta;

-Evde; Analara babalara.

-Okullarda öğretmenlere.

-Medya ya, görsel basına, yayın kuruluşlarına görev düştüğü bilinmektedir.

Bu tür olaylar evler de analara, okullar da öğretmenlere düşünmeye sevk etmektedir.

Eğitim kurumlarına gelince;

Okul içindeki yapılan davranışlarda,

-Biliçsellik,

-Duyuşsallık,

-Davranışsallık,

-… ve sosyal gelişimlerim öğrenciler arasında koşut ve eş değer de olması gerektiği bilinmektedir.

Bu işlerin vardığı ana nokta ise ZEKA dır.

Bu gün her yıl değiştirilen eğitim modelimiz; Nereye doğru yol almakta inanın bilemiyoruz.

Yaz ayların da uygulanan öğrencilerimizin öğrenmelerine sunulan Kur’ an Kursların da, Kur’ an’ ın

Ne dediğini, ne anlattığını değil de;

“ Sadece Arapça kelimelerin nasıl okunduğunu öğretmeye devam ettiğimiz sürece”

Bu ülke de, kimse gelişmiş, ahlaklı, erdemli, İSLAM’ I hakkıyla yaşayan bir toplum olduk demesin.

Toplum olarak;

Millet olarak,

Halk olarak,

Bizlerin önce ALLAH sevdasına,

Sonra VATAN sevdasına,

Sonra BAYRAK sevdasına,

Sonra ATATÜRK sevdasına,

Hele hele herkesin ANA, BABA sevdasına ihtiyacımız var derim.

En önemlisi DEVLETE İTEATİ bizlerin yüreklerine,

Bizlerin gönüllerine, bizlerin ruhlarına işleyen Analarımıza, babalarımıza, öğretmenlerimize ihtiyacımız var.

Biliçsellik, duyuşsallık, davranışsallık işte budur.

Bunların ana sebebi de ZEKA ortamından geçmektir.

Bu ortamlara yaşatacak ana faktör de ülkeyi yöneten siyasi güçlerdir.

Birbirleriyle çekişeceklerine, birbirleriyle koltuk kavgası yapacaklarına otursunlar da bu halkın nasıl  insanca yaşamaya çalışacağını iyi bir düşünsünler.

Durmadan birbirleriyle Televizyon Ekranlarında atışmaktan, çarpışmaktan, birbirlerine kirletici söz söylemekten bıkmadıkları gibi, halkımızın değer yargılarını da bozmaya çalışmaktadırlar.

Eyyy … İktidar,

Eyyy… Muhalefet,

Eyyy… Siyasiler,

Hepinizi de birlikte sesleniyorum.

Gelin Emperyalizmin oyununa gelmeden,

Kapitalizmin oyuncağı olmadan,

Halkımızın, milletimizin ZEKASINI ortaya çıkararak BİR MASAYA vuralım.

Avrupa dediğimiz, Emperyalist güç dediğimiz, ülkelere karşı biz TÜRKÜZ demesini bilelim.

İşte o zaman biz biriz, birlikteyiz diyebiliriz.

Gücümüzü o zaman gösterebiliriz.

Esen kalınız efendim.

 

 

 

               

 

 

 

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.