Bugün ülkemizin genel bir manzarasını bakalım mı?
Manzara dediğin doğanını manzarası değil, halkımızın yöneticilerimizin manzarası. Nasıl acaba?
Bu gün ülkemizde manzara net gibi görülse de, insanlarımızın beyninden geçen manzara daha başka gibi görülmüyor mu?
Bakmak ile görmek aynı şey değil elbette.
Biz halk olarak böylesi günler de, ülkemizin manzarasına bu gözle görüyoruz maalesef.
Belki de işimize gelmiyor konuşmak. Belki de susmakla her şeyin düzgün gideceği inancın da kalıyoruz.
Büyük düşünür filozof insan FUZULİ demiş ki,
"Konuşsam etkisi yok, sussam da gönlüm razı olmuyor" düşüncesinde kalmış bir millet olduğumuzun farkın da mıyız acaba?
Seksen Milyona yakın bir ülkenin halkı olarak konuşmayarak, üstelemeyerek, bekleyerek en kötüsü hep yöneticilerin iki dudağının arasından çıkacak sözlerle yaşamaya alışkanlık haline getirmemiz mi? Bekleniyor.
Haklı bir davamız varsa korkmayacağız, susmayacağız, öyle olması gerekmiyor mu?
Özellikle terör konusun da halkımız üstüne düşeni yapmadan beklediği takdir de, terörden kurtuluşun olmayacağı, yaşanılan acı dolu günleri de unutmanın dışında elimizden bir şey gelmez.
Öyle mi?
Tek bir evet, tek bir hayır la da olmuyor.
Bir anlık erken davranmaya, ya da bir anlık geç harekete geçme zamanı değil.
İyi düşünerek, doğru kararlar vererek,
Yüzlerce kuşak geçse de asla geri getiremez bir daha bu ülkemize.
Geç harekete geçme zamanı değil. Yitirilen bu anlar bireylerin ve halkımızın yaşamasını ve yazgısını belirler.
Bu gün vatan toprağı için kaygı günüdür. Üzerinizden korkuları kovun.
Bu gün bir ulusun kalbinin yurtseverlik aşkıyla çarpmasına ihtiyaç duyulduğu gündür.
Bu gün haydi vatan evlatları diye haykırma günüdür.
Bu gün yüreklere seslenme, yüreklere harekete geçirme günüdür.
Bugün ulusal ruhlarımızı kabartıp onunla coşarak, onunla kükreyerek, bir zafer türküsü, bir vatan destanı yazma günüdür.
Tarihimiz de toplum olarak, halk olarak, ulus olarak ülkemiz için, en son söylenecek sözün " Herkes başının çaresine baksın" günü değildir.
Tersine düşünürsek te, daha sonra ne mi? olur dediğimiz de,
Yaşamı hep acı çekerek sevmeyi öğreniriz.
Uyan halkım.
Yolculuk bitince, uyumak dinlenmek için fazlasıyla vaktin olacak.
Konuşuyorsa daha, bölücü leş kargaları, DAL KESİLSİN.
Bölücüler şehirlerimize kadar iniyorsa dağdan, YOL KESİLSİN.
Eğer ki askerimize, polisimize kurşun sıkıyorsa, KOL KESİLSİN.
Bu vatana ihanet edenler varsa da ki var. CEZALARI EN AĞIR BİR ŞEKİL DE VERİLSİN.
Halkıma;
Bir olmaya, biz olmaya, davet ediyorum.
Güneşin doğduğu bir ufukta, umuda giden bir yol mutlaka vardır.
Esen kalınız efendim.






Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.