Üç muhteşem kelim ve bir emir. ''ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OL.''
EL: Her türlü iyiliğin ve yine kötülüğün uygulayıcısıdır. Eline sahip olamaz isen, hırsız, katil, her türlü kötü fiilin faili olursun. Eline sahip isen, üreten, yaratan, çaba sarf eden, emek harcayan, kendine, ailene, topluma hizmet eden ve hizmetin ölçüsünde fayda sağlayan bir insan olursun.
EL- İL: Eski Türklerde, el veya il olarak kullanılan bu sözcük, vatan, ülke, yurt , devlet anlamların da kullanılmıştır. İki asır öncesine kadar, Orta Asya Bozkırlarında, Avrupa içlerine, Kuzey Afrika dan Hint Okyanusu kıyılarına, üç kıt'ada onlarca devlet ve İmparatorluk kurabilen Türk Milleti ne acıdır ki, basiretsiz yöneticilerin elinde can, kan, ter, emek pahasına edinilen vatan topraklarına elveda demek zorunda kalmış, Ana Yurt Anadolu da verdiği milli mücadele ile tutunabilmeyi başarmıştır. Bu gün Türk Eli Anadoludur ve Türk Devletleridir.
BEL: İnsan, nefsine cinsel hazlar açısından hakim olması, fuhuştan, zina dan, her türlü sapık ilişkiden uzak olması halidir. Cinsel isteklerin ön plana çıktığı toplumlar da toplumsal çürüme ve bu çürümenin sonucu yıkım ve felaketler tarihte ve el an açı örnekleri ile görülmektedir,
BEL: . Türk toplumların da soy dur. Soyuna sahip çıkmadır. Soyun bozulmaması, muhafaza edilmesi, bedenen, fikren gelişmiş, Türk Töresine bağlı, toplumun, milletin daha huzurlu, daha müreffeh yaşaması, insan odaklı her türlü üretimin en iyi şekilde yapılması halidir. Olumlu anlamda bir üreme aracı olarak değerlendirdiğinde sonuç yine toplumsal ve bireysel huzur olur.
DİL: Dil insanlar arasında, konuşarak, iletişimi sağlayan organdır. İyi de söyler kötü de. Yalan, riya, dedikodu da, iltifat, methiye, her türlü güzel söz de dilimizin ürünüdür. Beyin düşünür, dil düşünüleni tartmadan pat diye söyler ise kırgınlıktan cinayete her türlü kötülük görülür ve yaşanır. Bu sebeple derler ki '' söz ağzınızdan çıkmadığı sürece esirinizdir. Ağzınızdan çıktıktan sonra siz onun esiri olursunuz''. sahtelikten korumalı ve yalana, sahteliğe alet etmemeli, yani diline sahip olmalı. Duyduğu olumsuzlukları düzeltmeli, yalandan kaçmalı, kilit vurmalı. Dilini iyi, güzel insanı ve dolayısıyla toplumu huzura kavuşturacak şekilde kullanmalı. Hele hele sorumlu mevkiler de olanlar, toplumu idare edenler dillerine hakim olmaz iseler neler olduğu bu gün den düne, tarihte ibret vesikası olarak yazılıdır.
DİL: Türkçedir, konuştuğumuz dildir. Dilimize sahip çıkmaz, yabancı dillerin boyunduruğu na girmesine tepki göstermez, dilimiz öğrenmez, doğru ve yerinde kullanmaz isek öz benliğimizden , milli kültürümüzden koparız.
Bu gün maalesef dilimizin zenginliğine vakıf ve sahip değiliz. Doğru konuşmuyor ve doğru yazmıyoruz. Caddelerimiz, sokaklarımız, her dilden yer ve işletme isimleri ile dolu. Türk Cumhuriyetlerine Türki Devletler demek gibi bir gariplik içindeyiz. Hace Ahmet Yesevi, Hacı Bayram Veli, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Karacaoğlan, Dede Korkut,........gibi ulular, ozanlar, Türeyiş, Kürşad, Manas , .............. destanları, son yüzyılın, edip ve şairleri yok gündemimiz de.
Eline, Beline, Diline, Aşına, Eşine, İşine sahip olanlar, Vatan toprağını kutsal kıldılar, bu gün de Vatan Namustur diyerek, Devletin bekası için can vermekteler.
Bu düşünce de olmayanlar, Ellerine, Bellerine, Dillerine sahip olamayanlar, kendi şahsi çıkarlarını her şeyin önünde gören, milli ve dini duygularımızı siyaseten ve ticareten sömürenler, hasbi insanlarımızı hesabi yapılarına alet edenlerin bu üç muhteşem kelimeyi bilmemeleri, bilseler de doğru anlamda kullanmadıkları ayan beyan ortada ise de bir bir kere daha acizane hatırlatalım dedik.
Selam ve Dua ile !....
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.