''Ülkücü olmak bir rastlantı veya tesadüf değildir !! Onurlu ve haysiyetli ilkeleri ve değerleri olan bir yaşam biçimidir !!! ''
Adalet ve Kalkınma Partisi, 07 Haziran seçimlerinde tek başına iktidar olma şansını kaybetti. Oysa alışmış idi iktidar da olmaya. Sevapları ile günahları ile 12 yıl ülkeyi yönetmiş idi.
Her tarafta duble yollar yapmış idi ve daha da yapacaktı. Ne güzel hak ça paylaşılıyor du ve hakça paylaşmaya devam edilecekti.
Anayasa değiştirilecek idi. Aslında değiştirile değiştirile sadece başlangıç hükümleri ve ilk dört maddesi kalmış idi.
Türk Medeni Kanunu değiştirilmiş, mesela zina suç olmaktan çıkartılmış idi.
Türk Ceza Kanunu değiştirilmiş, Etkin Pişmanlık Yasası olmuş idi.
Ceza Muhakemeleri Usulu Hakkında Kanun değiştirilmiş, Polis Savcıların emrine verilmiş, izleme. takip, tarassut, velhasıl her türlü yetkisi hakim kararına bağlanarak süratli çalışma ve müdahale imkanı kısıtlanmış, özel yetkili savcılar ve mahkemeler ihdas edilmiş idi.
Bir çözüm süreci var idi. Artık analar ağlamayacak idi.
Başkanlık sistemi getirilecek ve Türkiye de çok şey değişecek idi.
Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, irtikap iddiaları külliyen yalan idi. Devlet içinde nasılsa odaklanmış, saf ve iyi niyetli muktedirleri yıllarca kandırmış bir terör örgütünün uydurmaları idi hepsi.
Ülkenin Güney Doğusun da bölücü terör örgününün; şehirlerde asayiş timleri kurduğu, vergi topladığı, mahkemeler kurduğu, kurtarılmış, sözde özerk bölgeler oluşturduğu, mahalleleri hendekler ile ayırdığı, evleri silah ve militan deposu haline getirdiği, dağlarda ve şehirler de rahatça gezdikleri.....ve daha niceleri hepsi yalandı.
Özgür ve demokratik bir ülkede yaşıyor idik.
Bu ülkede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademesi türlü iftira ve yalanlar ile yanlarına fikir ve bilim adamları, polis şefleri de katılarak tutsak edilmemişlerdi,
Diyarbakır da Devleti yönetenler ile bölücü terör örgütünün destekçileri el ele poz vererek şenlik yapmamışlardı.
İmralı da mahkum, kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk, bebek, asker, polis, 40.000 kişinin katili ile hiç amma hiç kimse görüşmüyor idi.
Ka dilli de mukim, katiller ile mektuplar teati edilmiyor idi.
Kalkınan, enflasyonu sıfırlamış, dünya lideri bir Türkiye yolunda dev adımlar ile ilerliyor idik.
Hayret bir şey, AKP nin oyları düşmüş, tehdit unsurunun temsilcileri Gazi Meclise girmişler di.
Koalisyon mu yoksa yeniden seçim mi?
Öyle, CHP ve MHP ile koalisyon filan olmazdı.
Ne yaptılar ettiler, ANAYASA gereği kurdukları hükumet ile seçime gideceğiz.
Bu arada, enflasyon birden bire yükselmeye başladı.
Her gün tehdit unsuru, şehirlerde, kırlarda, yollarda güvenlik güçlerine kahpece saldırmakta, Analar, evdeşler, çocuklar ağlıyorlar. Şehitler kervanı çoğalarak yürüyor.
Merhum Alparsalan Türkeş'in oğlu, Anayasal görev yapmış, bakan olmuş, MHP lilerden iki sarhoş, üç beş çakal diye bahsetmekte....
Türk Milliyetçileri, Ülkücüler, gün, bir olma , diri olma, iri olma günüdür. Gün bireysellikten kitleselliğe geçme günüdür. Gün, her fırsatta değil, fırsat yaratarak tehdidi her bireye anlatma, Milliyetçi Hareketin, kurtuluş, huzur ve BÜYÜK TÜRKİYE de kardeşçe yaşamanın tek çaresi olduğunu anlatma günüdür. Görülüyor ki bunu 07 Haziranda yapamadınız. Paranız yok, basın elinizde değil. Amma inanmış yürekleriniz var.
Sen ben kavgası yapmadan bunu başaracak güce, enerjiye sahipsiniz. O halde haydi,tek ses, tek yürek olalım, düşelim yollara.
Selam ve Dua ile!..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.