Diyelim ki; Mustafa KEMAL öyleydi.
Mustafa KEMAL askerliği yan gelip yatma yeri olarak gören yüreksiz bir komutandı.
O vatan matan kurtarmadı.
Yaşamında her şey tesadüfen gelişti ve öyle de oldu.
Diyelim ki; Mustafa KEMAL.
Gök gürledi. Gökten bulutlar indi.
Yerden dumanlar yükseldi.
Erenler evliyalar yeşil ışık yaktı.
Sancak olup yetiştiler Mustafa KEMAL' İN imdadına.
Evliyalar hep onun yanındaydı.
Dinimiz, imanımız kuvvetli, her şeyimiz yetti.
Diyelim ki; Mustafa KEMAL.
Kurtuluş Savaşı, mavaşı yapmadı
Sanki biz millet olarak yaşamadık, Kurtuluş Savaşını.
Zaten emperyal güçler tarafından ANADOLU' da paylaşılmamıştı.
SERV haritası maritası fasa fisoydu.
Öyle değil mi?
Diyelim ki; Mustafa KEMAL.
On, on Beş Yunan onbaşısı, Otuz kırk kadar Rum astsubayı, Üç beş kadar Ortadoks gediklisi ile…
Sakarya' dan, Eskişehir' den, Afyon ‘ dan, İzmir' den koşarak gelip sırf spor olsun diye KORDON' dan denize atladılar.
Hepsi o kadar.
Hiç şehitler mehitler verilmedi.
Vayyy… canına.
Yedi düvele meydan okumak mı? O senin neyine. Ne haddine…
Diyelim ki; Mustafa KEMAL.
Sarışın mavi gözlü başta olmak üzere bu komutanların hepsi de sarhoştular.
Nerede?
Cephe de.
Hepsi de bir olup bir tepeye çıkıp, bir siper de çömelerek beklediler.
Nevalelerinin gelmesini.
Nevale gelince de kurdular masayı, rakılar, makılar beyaz leblebiler işte bu kadar.
Sakın ha… çaktırmayın DUYUNİ UMUMİYE' yi dediler.
Sanki yurdumuz insanı onun ve arkadaşlarının umurunda değildi.
Diyelim ki; Mustafa KEMAL ve arkadaşları.
Yeni bir devlet nasıl kurulur dediler.
Bilmesek yazacağız duvarlara sloganlarla.
Kimsenin okumadığı, okuyamadığı bildiriler dağıtılacak.
Bar köşesinde, meyhane kıyısında, kıytırık bir panelde, uyduruk bir sendika lokalin de diye düşündüler.
Diyelim ki; Öyle de oldu.
Eyyy… Büyük Millet.
Adam padişaha başkaldırdı. Silahlandı. Örgütlendi.
1919 yılında SAMSUN ‘ a çıktı.
İmparatorluk devirdi.
Kurtuluş Savaşı yaptı.
1923 Yılın da yeni bir devlet kurdu.
Adını da TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ dedi.
Yine de bu yobaz gerici tayfaya yaranamadı.
Diyelim ki; Öyle de oldu.
Aydınlanma devrimlerine hiç gerek yoktu bu memlekette.
Mustafa KEMAL zorla dayattı bu yeniliklere.
Bozdu bu milletin hayatını.
Çünkü; bu millet, çağdaştı, özgürdü, bağımsızdı.
Diyelim ki; Bu Kemal var ya;
Çağdaş, bilgili varlıklı, özgür yaşayan bu nesli ne hale getirdi.
Hep baskı yapa yapa halkımızı suskun bir toplum haline getirdi.
Ne dedi?
Yok şapka giyin, yok çarşafa atın, yok kadına erkeğe eşit tutun, yok kadına sokağa çıkarın diye diye…
SONUÇTA;
Valsler, zeybekler, balolar, güzel şık giyinmeler, ne kadar zevksiz bir adammış bu KEMAL.
Eğitim sistemi derseniz ona hiç sormayın.
Nasılda haklıdırlar bugünkü aydınım diye geçinenler.
Büyük adamdırlar bunlar vesselam.
Ne gerek vardı Suna KAN ‘A, Can YÜCEL'E, Ruhi SU'YA, Aziz NESİ'E, Aziz SANCAR'A vb…
Eyyy… Sarışın mavi gözlü adam.
Hiç utanıp sıkılmadan niye açtın bu halk evlerine.
Neden kurdun bu Türk Dil Tarih Kurumuna.
Niye soktun bu milletin yaşantısına bunları.
Akıllı adamın işi değil bu yaptıkların.
Toptan dinsiz, toptan ayyaştı bu memleketin bürokratları. İyi bilesin.
Diyelim ki; de öyleydi Mustafa KEMAL.
Borç için de yüzen bir ekonomi devir almadı.
Güllük gülistanlıktı memleketin hali.
Milletimiz refah ve huzur için de günlerini gün ediyordu.
Diyelim ki; Bu millet.
Mustafa KEMAL ‘E dört adet gemi aldı.
İsmet Paşa' ya dört adet tren aldı.
Fevzi Paşa' ya bisiklet aldı.
Celal BAYAR'A iki adet kadillak aldı.
Diyelim ki; Mustafa KEMAL'İN kurduğu o zamanki Türkiye Büyük Millet Meclisi ‘nde alınan kararlarda,
Köylü Milletin efendisi olmadı,
Kooperatifler kurulmadı,
Fabrikalar, limanlar, demiryolları kurulmadı. Araziler, bağlar, bahçeler köylüye dağıtılmadı.
Türk Ordusu emperyal güçlerin karşısında en büyük caydırıcı güç olarak durmadı.
Eeeeee… bunlar mı? Olmadı.
Utanalım sıkılalım. Büyük Mustafa KEMAL'E, BÜYÜK ATATÜRK diyelim.
Yanlışsam siz düzeltin. Olmaz mı?
Esen kalınız efendim.





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.