Hayat bu,
Bir bakarsan her şey bir anda son bulur.
Hayat bu,
Son dediğin an her şey yeniden can bulur.
Garip değil mi?
Yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan konuşacak kadar yüzsüzlerdir.
Aman şunu kırmayayım,
Aman bunu kırmayayım,
Kırılan hep biz ve halkımız olduk.
Dünya da kesin olan tek şey geçmiştir.
Fakat üzerinde çalışmak zorun da olduğumuz her şey gelecektir.
Şayet bir ulus, hem çalışkan hem akıllı ise TAKDİR ET,
Çalışkan fakat akıllı değilse DİKKAT ET,
Akıllı fakat tembel ise İKAZ ET,
Hem akılsız hem tembel ise TERK ET.
Bu bağlamda,
Yarınlar yorgun ve bezgin kimselere değil,
Rahatını terk etmesini bilen, gayretli, çalışkan, zeki ve onurlu insanların yani halkımızın olacaktır.
Keskin bıçak olabilmek için, çok çekiç yemek gerekir.
Halkımızın hedeflerine gerçekleştirebilmek için, çalışarak, özgüvenini artırarak yöneldiği çabaları vardır.
Yorgunluğunu, yönelimini ve ısrarını içine alan bir sürecin metodu KAVRAM HARİTASI dır.
Amacımıza ulaşmak için, tüm çabaların oluşturduğu süreci MOTİVASYON olarak ifade ederiz.
İNANMAK, hedefe ulaşmanın en önemli halkasını oluşturur.
İNANÇ, hedefe ulaşacağımıza yönelik olumlu bir beklentinin olmasıdır.
Herkes için" Nesnel bir amacın, öznel bir değeri" vardır.
Bencillikten uzak toplumsal olarak düşündüğümüz de,
Ülkemiz coğrafyasında birçok insan toplulukları vardır.
BİZ Kİ;
İstiklal Marşımıza bile okurken,
KORKMA diye başlıyoruz.
Neden korkuyoruz?
Kim ve kimlerden korkuyoruz?
Korkmadan, uygarca, medenice eşitlik ilkesine yayarak halkımıza gitmek, halkımızın yanında olmak, bizi ve bizleri mutlu edecektir.
Bu görev kime düşüyor?
Halkımıza.
Bakıyoruz ülkemizin durumuna;
Yiğitler şehit düşmüş,
Evler de ocaklar sönmüş,
Ülkemiz yangın yerine dönmüş,
Anaların, bacıların, babaların, kardeşlerin göz yaşları sel olmuş,
Bu ülkede bir daha seçim yapılıyor.
SARAY ADAMLARI;
Muhtarlara, din adamlarına, işverenlere, daha birçok kuruluşa toplayarak,
Seçim nutukları, seçim şarkıları söylemeye başladı bile.
Ne söylesem, ne desem, ne yazsam bilemiyorum.
Yok…Yok… yok.
Eyyy… Halkım, duyarlı çilekeş ,cefakar halkım .Bu sözlerim size.
Bu kez de siz konuşun.
Bu kez de siz söyleyin.
Ağlama duvarını aşın.
Bitsin artık bu çile.
Yıkın artık bu kaos ortamındaki sancılı durumu.
İktidar demek tek yanlı, tek yönlü yönetim demektir.
Milli mutabakat demek demokrasinin beşiğidir.
Bu günler de bakıyoruz,
PKK Güneydoğu da
Mahkemeler kuruyor, vergiler topluyor, kara yolarımızı kontrol altında tutuyor.
Teröristler" Kendi şehitliklerini" açıyor.
İş makinalarımızı, hizmet binalarımızı, yakıp tarumar ediyor.
İktidar seyrediyor.
Sonra da çözüm süreci bitti diyor.
Bedelini kimler ödüyor?
Gencecik yiğit vatan evlatları ödüyor.
Böyle giderse de ödemeye devam edecekler.
İŞTE;
Düşünme zamanı,
Çare bulma zamanı,
Hep şunu söyleyeceğim, hep bunu yazacağım.
Geliniz bir olalım
Münkire kürek çalalım
Haksızın hakkını alalım
Güzel günler, iyi günler, kardeşlik günleri bizim olsun.
Esen kalınız efendim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.