Tüm insanlığın, özellikle de ülke insanımızın yakından ilgilendiği sorunlardan biride dedikodu sorunu olduğu bilinmektedir.

İnsanlar arasındaki dostluğu, arkadaşlığı, komşuluğu, iletişimi, vatandaşlığı düşünerek;

Kısacası;

Birlikte yaşamaya ilişkin her şeyi tehdit eden hastalığımız” DEDİKODU” dur.

Dedikodu dünyanın her yerinde vardır.

Ama;

Gelişmiş ülkeler de dayanışmanın çok olduğu toplumlar da dedikodu az görülüyor.

Ülkeler geliştikçe, insan ilişkilerinin daha iç içe, daha sıcak olması, kentleşme oranının artması, nüfus artıkça da bilinçli hareket edilmesi dedikoduyu azaltır.

İlginçtir ki;

Toplumların kültürü, eğitim düzeyi, inanç yapısı, dedikoduyu azalttığı gibi çıkarcı çevreler, zaman zaman kendi çıkarları için dedikodu toplumları yaratıyorlar.

Neden dedikodu yapıyorsun diye sorulan bir insan?

Ben dedikodu yapmıyorum olanları söylüyorum diyebiliyor.

Halbuki olan bir şeyin yapılması dedikodu değildir de nedir?

Olmayan bir şeyi uydurarak anlatırsak bunun adı da “İFTİRA” dır.

İftira da bariz bir insanlık suçu değil midir?

Yalan, yalanı,  dedikodu da iftirayı doğuruyor.

“ Dedikodu, basit ruhlu insanların eğlencesidir”

Dedikodu dinleyenler de, dedikodu yapanlar kadar hatalı değil midir?

Ülkemizin her zaman kinden gergin ve hassas olduğu bu dönemde de dedikoduya çok uygun bir ortam sergilenmektedir.

Özellikle böyle zamanlarda diline sahip çıkabilmek, insanları üzecek, yaralayacak sözler söylememek ciddi bir kontrol gerektiriyor.

Bu nedenle;

İnsanların en büyük ciddi denetimi insanın kendi iç dünyasındaki gerçekleştireceği denetimdir.

İlk adım da kendi dilimize sahip çıkabilmektir.

Arkasından da dedikoduculara dinlememektedir.

Hatta;

Bulunduğumuz ortamlardan dışlamaktır.

Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır.

Ya kendi aklından yararlanmak.

Yahut da başkalarının akılsızlığından yararlanmak.

İşte bunun için;

Dünya da en kolay şey dedikodu yapmak oluyor insanlarca.

En zor şeyde insanların kendilerini tanımasıdır.

Onun için biz bu ülke de, bu coğrafya da;

Doğrularımızı bulabilmemiz için;

Aldırma söyleyenlere, söylenenlere, varsın onlar seni bir ot sansın,

Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın.

Böyle olması gerekmez mi?

Esen kalınız efendim.

 

 

 

 

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.