İnsanların dünya üzerin de var olma nedenleri nedir dersek, insan olmanın gereğini yerine getirebilmektir deriz. 

İnsanlar canlı olarak düşünebilen bir varlıktırlar. 

Düşündüğünü ise; 

Özgün bir eyleme dönüştürebilmek ve yeniden yaratabilmek olgusundadırlar. 

İnsan şayet; 

İnsanım düşünebiliyorum diyebilmenin bilincin de ise, o zaman ben insanım diye olabilmektir. 

İnsan; Yaşamı süresince zaman zaman, 

Ağlayabilmeli, 

Gülebilmeli, 

Coşabilmeli, 

Duyabilmeli, 

Tadabilmeli, 

Eylenebilmeli 

Ya da; 

Bu durumları insansal yaratıcı eylemine dönüştürebilmelidir. 

Tarihin derinliklerinden gelerek, çeşitli uygarlıkların, ya da pek çok sayamadığımız yaratının mücadelesi örneklerinin kendi beyni ve elleriyle oluştuğunun bilincinde olabilmektir. 

Günümüz de her alan da ulaşılan gelişmelerin boyutu insan yaratıcılığının sınırsızlığının göstergesi olmuştur. 

Onun için; 

Tarihimizi, 

Uygarlığımızı, 

Edebiyatımızı, 

Sanatımızı, 

Bilimimizi, 

Teknolojimizi, 

Yaratan ve tarihteki çağlara taşıyan güç, insanlarımızın eli, gözü, kulağı ve yaratıcı zekası olmuştur. 

İnsan yaşamının; 

Sınırsızlığını, sınırsızlığa ve sonsuzluğa dönüştüren en önemli insani etkinlik ise EDEBİYAT ve SANATTIR. 

Doğum ve ölüm; 

İnsanların değiştiremeyeceği ve elin de olmadan gerçekleşen kesin gerçekliklerdir. 

Zaman ise; 

Hiçbir kimseye ayrıcalık göstermeyen, hiç kimseye acımayan tek olgudur. 

Hiçbir maddi gücün satın alamayacağı, hatta geri getiremeyeceği şey sadece zaman olgusudur. 

Bu bilinçle onun değerine anlama ve bilime, cabası her insanın asli sorumluluğu olmalıdır. 

Zamanı yaşama dönüştürebilmek, yaşamı anlama ve onu kalıcı hale getirebilmek, en somut göstergelerden biridir sanat. 

Çocuklarımızın, 

Gençlerimizin, 

Eğitimin her kademesinde kendi kimliklerini sorgulayarak “ BEN KİMİM” sorusunu yanıtlar arayacak şekilde yetiştirmenin sorumluluğu devlete aitmiş gibi görünse de; 

Günümüzde; 

Devletten böyle bir görev beklenemeyeceği için sorumluluk olarak, bilinçli yurtsever eğitimcilerin olmalıdır. 

Kuşkusuz ki, çağımız toplumumuzun en önemli sorunlarından biri NİTELİKLİ EĞİTİM sorunudur. 

Çocuklarımız, 

Gençlerimiz, 

Büyüklerinin eksik ve içlerinde UKDE KALMIŞ HAYELLERİNİ, hırs ideal ve beklentilerinin gerçekleştirildiği deneme tahtası değildirler. 

Çocuklarımız; 

Toplumsal çarpıklıkların insana, doğaya, topluma karşı duyarsızlığın amaçsız ve ilkesizliğin oyun aracı hiç değildir. 

Eyyy. Milli Eğitim Bakanlığının Pedagog uzmanları, yapılan programları iyicene bir göz atın. 

Bugün çocuklarımız elimizden uçup gidiyor. 

Bu çocuklar bizim sizin, ülkemizin çocukları. 

Ülkemizin yarınlarına belirleyecek bu çocuklar. Bu gençler. 

Bu programlarla, bu eğitim sistemiyle, bu dar görüşle bu sistem gitmez. 

Bir eğitimci olarak benden söylemesi. 

Esen kalınız efendim. 

  

  

  

  

  

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.