Emperyal güçlerin, Amerika’ nın kültür ve toplum mühendisleri Türkiye’ye geliyorlar.

Didik didik sahte sağ, sahte sol, sonra da sahte dinci, sahte laik ayrımcılığı yaparak bizi bölmeye çalışıyorlar.

Aynı zaman da bu emperyal güçler, ikinci, üçüncü Dünya Ülkelerin de bu uygulamaları yaparak sömürü düzenlerini uygulamaya sokuyorlar.

Bunun gibi uygulamalar karşısın da biz TÜRK MİLLETİ olarak tek bir şeye ihtiyacımız yok mu?

Bu gün millet olarak, ulus olarak bıçak kemiğe dayandı diyemiyor muyuz?

Bu durumu müsaade etmek istemeyen TÜRK MİLLETİ, Türkiye’de yaşayan halk olarak,

Vatansever, yurtsever insanlarımız ister sağcı, ister solcu olsun, isterse de dinci olsun, hatta Sünni, Alevi, Kürt, olsun müsaade etmeyeceğimizi bilemeyecek miyiz?

Bizden önce bu topraklarda yaşayan atalarımız, sonra da ATATÜRK zamanın da olduğu gibi;

-Ülkemizin kaos ortamına girmesi konusun da,

-Ülkemizin mayası ve harcı olan TÜRK DİLİMİZİN yok edilmemesi konusun da,

-Adımızın tarihten silinmemesi konusun da,

Millet ve Halk olarak tavırlarımız, düşüncelerimiz ne olursa olsun, bütün TÜRK MİLLETİ olarak aynı dava uğruna birleşmiştik.

Yurdumuzun, Anadolu’muzun en ücra köşelerinden görünen odur ki;

Yapılanları, uygulanmak istenenleri “DUR “ Demenin zamanını geldiğini bilmeliyiz.

Büyük olaylar, büyük sorunlar MATEMATİKTE olduğu gibi çok küçük adımlarla çözülebilir.

Bu yüzden halk olarak ne yapmamız gerekiyor, “M. Kemal ATATÜRK “ ün Gençliğe Hitabesini anlayarak uygulamak gerekmiyor mu?

Eğer Ülkemizi, Milletimizi, topraklarımızı seviyorsak, ne olursak olalım, ufak şeylerden başlayarak Milli Birlik ve Bütünlüğümüzü sağlamalıyız.

Türkiye üzerin de uygulanmaya çalışılan “DERİN OYUNLARI “ artık izin vermemeliyiz.

Şunu iyi bilelim ki;

Türkiye’mizin sorunu. Türk Milleti’nin sorunu. Şuyumuz buyumuz yok sorunu değil.

Şimdi; Güç birliğine, milli birliğe, milli ekonomiye, sosyal yaşamaya ihtiyacımız var.

 Bugün ülkemizdeki genç beyinlerin “ KAFA YAPILARINI, GÖNÜLLERİNİ “ emperyal güçler dışarıya götürmekte, o beyinleri bize geri döndürerek sömürmeye çalışmaktadırlar.

Dışarıdan kumanda ile idare edilir duruma getirilirsek, nice durumlara düşeceğimizin farkında mıyız?

ATATÜRK öldükten sonra yavaş yavaş, sonra hızla, şimdi de son suret TÜRKİYE’NİN tasviyesi içerideki hainler ve gafiller aracılığı ile bugün yürütülmüyor mu?

Çözüm olarak diyorum ki;

ATATÜRK zamanındaki gibi ulusal yapılanmaya tekrar geri dönülmesi gerekmiyor mu?

Kendi temel değerlerimize faaliyete geçirme zamanını dönmemiz olmayacak mı?

Böylece;

Hem Milli Eğitimimiz, hem Milli ekonomimiz kurtulmuş olmaz mı?

Azgın bir iştahla tüketime yönlendirilen toplumumuz, KANATKARLIĞA geri döner diyorum.

Sorumluluklarımızı doğrudan üstlenmeli ve küçük yaştaki çocuklarımızın hem birer cumhuriyetçi yetişecekleri, hem de dinlerini gerçekten öğrenecekleri ortamı hazırlamalıyız.

Türkiye ‘mizi uçurumun kıyısından döndürmeye azmetmiş kararlı insanlar topluluğu olabilmeliyiz.

Ülkemizin sahipsiz kalmadığını kitleler halinde dalga, dalga gelerek ortak bir bilince doğru yürüyebileceğimizi yaşayabilmeliyiz.

Birlik beraberlik zamanı.

Esen kalınız efendim.

 

           

 

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.