Yıl 1977. Burdur İlinde görevdeyim. Allah rahmet eylesin. Bülent Ecevit, Isparta dan Antalya ya, Ağlasun üzerinden gidecek. 

Kendilerine refakat edecek ekibin başında gece 02.00 sıralarında ll sınırın da bekliyoruz. Oradan alıp Antalya sınırına eşlik edeceğiz ve sonra İl Merkezine dönerek göreve devam edeceğiz. Herkes yorgun ve suskun. 

Gelen kafileyi görüyoruz, harekete hazırlanıyoruz, geçiş sırasın da konvoydaki yerimizi alacağız ve Isparta ekibi dönecek.... 

Birden alışılmadık bir şey oluyor. CHP otobüsü duruyor. Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Hanım otobüsten iniyorlar. Kendimi tanıtıyorum, nazikçe elimi sıkarak hatır soruyorlar, ekipteki arkadaşlara da aynı davranışı sergiliyorlar. ''Arkadaşlar, sizler le sıcak birer çay içip, hafif bir şeyler yiyelim mi'' diyor rahmetli Ecevit ve Rahşan Hanım, çay, kuru pasta ve börek ikram ediyorlar. Arabanın ön kaputu üzerine konulan yiyecekler atıştırılıyor. Sonra aynı nezaketle, Isparta ekibini uğurluyorlar ve yola çıkıyoruz.. Antalya İl sınırın da da aynı nezakete ve teşekküre muhatap oluyoruz. 

Sonra, sonra dönüyoruz, yolda ekip arkadaşlarımın bu davranış ile yaşadıkları mutluluğu izliyorum. 

Aradan bir yıl geçiyor. 

Bülent Ecevit Başbakan, Köy-Kent temeli atmak üzere Muş İline gelecek. Bir gece önce; kendilerine bir suikast yapılacağına ilişkin bir haber geliyor, şüpheliler ve olası hedeflere operasyon düzenleniyor. 

Sabahtan temel atma törenini yapılacağı alanda güvenlik önlemleri en üst seviye de alınıyor. 

Yapılan aramalar da yıkıcı örgütler içersin de yer aldıkları bilinen yedi sekiz kişi silahları ile yakalanıp göz altına alınıyorlar. CHP İl Başkanı ve milletvekilleri ile gözaltına almalar nedeni ile gerginlik yaşanıyor. 

Nihayet, Başbakan helikopter ile geliyor, inşaat alanında ki bir binaya alınıyor. 

Beni çağırdığını söylüyorlar, gidiyor, kendimi tanıtıyorum. Elimi sıkıyor ve bırakmadan '' partili arkadaşlarımızı göz altına almışsınız, neden?'' diyor. 

'' Sayın Başbakanım, ben, Başbakanımı karşılamaya çiçekle gelirim, .......örgütüne mensubiyetlerini bildiğimiz bu kişiler silahla gelmişler, yakalayarak göz altına aldık, arz ederim'' diye cevapladım. 

Teşekkür etti,'' yanımdan ayrılmayın'' dedi. Mümtaz Karaduman ağabey, gülümseyerek kolumu sıktı.. 

Hep birlikte, temel atılacak ahşap iskeleye çıktık ki iskele de bir çatırtı oldu ve herkes kaçıştı, polısler ve bir kaç partili hariç. ''Ne oluyor ? ''diye sordukların da bir polis arkadaşımız, ''fareler gemiyi terk ediyorlar'' deyiverdi. Gülümsedi Başbakan. 

Temel atma töreni bittikten sonra dönüşte Bitlis İl sınırın da durdular, çağırıp teşekkür ettiler. 

Hep birlikte, temel atılacak ahşap iskeleye çıktık ki iskele de bir çatırtı oldu ve herkes kaçıştı, polisler ve bir kaç partili hariç. ''Ne oluyor ? ''diye sordukların da bir polis arkadaşımız, ''fareler gemiyi terk ediyorlar'' deyiverdi. Gülümsedi Başbakan. 

Neden mi yazdım ? Hiç aklıma geliverdi. 

Selam ve Dua İle !...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.