Gelinen nokta bizim ülkemiz de eğitim sistemimiz allak bullak oldu.
Yeni bir eğitim öğretim yılına başlıyoruz.
Bu güne kadar eğitim sistemimizi, müfredat programlarımızı delik deşik ettik.
Bir eğitimci olarak görüyorum da, eğitim sistemimizi yazboz tahtası haline getirip tam manasıyla sistemsiz hale getirdik.
Uygulanmakta olan sınav sistemimizi güvensiz bir ortama getirdik.
Hile üstüne hile, adaletsizlik üstüne adaletsiz bir eğitim sistemi yapıp güvensizlik ortamı yarattık.
Okullarımızdaki Atatürk'ü, Kurtuluş Savaşımızı müfredatımızdan kırptıkça kırptık.
Cumhuriyetimizin kazanımlarını tahribatta sınır tanımadık.
Laik, demokratik, bilimsel eğitim modelimizden uzaklaşmak için elimizden ne geldiyse yaptık. Yapmaya da devam ediyoruz.
YETMEDİ…
Hukuk sistemimizi hukuk özerkliğimize katlettik.
Yargımızın bağımsızlığına gölge düşürdük. Yerle bir ettik.
Devletimizin en adil kurumlarına yaraladık.
YETMEDİ…
Okullarımızdaki andımıza kaldırarak yok ettik.
Onuncu yıl marşımızı, saygı duruşlarımızı tartışılır hale getirdik.
YETMEDİ…
Kurumlarımızdan ATATÜRK adını silmeye çalıştık.
Okullarımızdan ATATÜRK köşelerini kaldırır duruma getirildik.
Milli Bayramlarımıza halkımızdan koparmaya çalıştık.
Bayramlarımıza halkımızın katılımını daralttık.
… ve döndük dolaştık ATATÜRK ‘ün ne kadar büyük bir lider olduğunu anladık mı? Dersiniz.
Yeni bir eğitim öğretim yılı başlıyor.
15. Temmuz Milat denildi.
Bundan sonra eski TÜRKİYE yok denildi.
Bünyemizde, aramız da oluşmuş asalak ve mikroplar temizleniyor denildi.
İçimizde türemiş hainler ayıklanıyor denildi.
İç ve dış düşmanlar temizleniyor denildi.
Değneksiz köyün çobanları olan DAEŞ, PYD, FETÖ, PKK terör örgütleri haritadan silinecek denildi.
Doğu ve Güneydoğudaki mikrop yuvaları temizlenecek denildi.
O ZAMAN;
Bu kadar şeyi ve fazlasını yapanların bugün ATATÜRK'E, CUMHURİYETE ve Cumhuriyetçilere sarılması kadar güzel ne olabilir.
Doğru mu acaba?
Doğru yola bulduk mu? İnanalım mı?
Yoksa bu olaylara yapmalarına mecbur mu kaldılar dersiniz?
Gönül istiyor ki;
Atatürk düşmanlığı bitirilsin.
Cumhuriyet kazanımları sağlam temeller üzerine oturtulsun.
Memlekette kan durdurulsun.
Laik, demokratik, cumhuriyeti birlikte yüceltelim.
Bilelim ki, millet olarak, halk olarak, tarihin her döneminde mazlumların yanında yer almıştık.
Zalimlerin de karşısında dimdik durmuştuk.
Bundan böyle kendi göbeğimize kendimiz kesebilecek miyiz?
Okullar açılıyor. Eğitim öğretim yılı başlıyor.
Kadrolar tamam mı?
Kırsal bölgelerdeki öğrencilerin araç gereçleri tamam mı?
Haksızlığa uğrayan öğrencilerimiz ne olacak?
Öğretmen açığı kapatıldı mı?
Öğretmen atamak için mi? Öğretmen atayacağız?
Gerçekten liyakatlı öğretmenlerimizi mi görevlendireceğiz?
Uygulamalı bir eğitim modelini uygulayacak mıyız?
O ZAMAN;
Yıllarca ülkemizde verilen ödünleri göz önünde sorgularsak;
BİÇTİĞİNİ beğenmiyorsan, EKTİĞİNİ bakacaksın diyorum.
Ne ektiğin değil, nasıl yetiştirdiğin önemli diyorum.
Esen kalınız efendim.






Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.