Bugün sömürücü ülkeler dediğimiz EMPERYAL güçler, az gelişmiş gelişmeye yüz tutmuş ülkeler de uyguladığı eğitim modelleriyle insan tipleri yaratmaya çalışıyorlar.

Bu insan tipleri ne kadar ülkelerinin bazında çoğalırsa, bu EMPERYALLER de kendi ülkelerin de o kadar rahat ve huzur için de yaşarlar.

Bunun için az gelişmiş, gelişmeye yüz tutmuş ülkeler de kapitalist yöneticiler de bunu iyi biliyorlar ki;

Kendilerinin rahat ve huzurlarının kaçacaklarını uyguluyorlar. Ülkelerin de böyle yönetim biçimleri oluşturuyorlar.

-Kişiliği gelişmiş insanlar yerine, kişiliği sindirilmiş insanlar yaratıyorlar.

-Özgür düşünen insanlar yerine, düşünmeden itaat eden insanlar topluluğu oluşturuyorlar.

-Yaratıcı insanlar yerine, taklitçi insanlar oluşturmaya çalışıyorlar.

-Önder olabilecek insanlar yerine, sürüden birileri olsun diye biat kültürünü yerleştiriyorlar.

-Eğitim de bilgiyi araştıran, sorgulayan insanlar yerine, bilgiyi ilgisizce, ezberci, sorgusuz sualsiz kabul eden insanlar topluluğu yaratıyorlar.

-Kendisini saygısı olanlar yerine, güçlüden başka hiç kimseye saygısı olmayan kitleler oluşturuyorlar.

-Yaşamını içselleştirip, inandığı evrensel değerlerle yönetenler yerine, yaşamını otorite ve yönetenlerinin korkusu toplumu haline getiriyorlar.

Ülkeme bir bakıyorum, çağdaş, demokratik, laik ulusalcı bir toplum yaratılacağına, itaatkar bir toplum sistemine doğru gidiliyor.

Kırsal kesimden, köylerimizden kentlere doğru hızlı bir göç dalgası yayılıyor ki;

Önüne geçilemiyor.

Bu coğrafya, münbit arazilerle dolu.

Her Metre Karesi verimli. İklimi derseniz çok uygun bir yapıya sahip bir coğrafyadayız.

Çağdaş bir yapılanma yapabilmek için, ülkeyi yönetenlerin neler yapması gerekir.

-Kırsal kesimin canlandırılmasına yönelik uğraş veren eğitimci kadrolarına önem verilmelidir.

-Kırsal kesime öğretmen, doktor, sağlıkçı, ziraatçı, veteriner göndermeli ve bu üretken insanlarında köylerden yetişen çocuklar olmalı.

-Kırsal kesime dönük çalışma yapan bu kuruluşlarımız, çok amaçlı eğitim çalışmaları yaparak halkımıza üretken bir topluluk haline getirmelidirler.

- Bu önderlerin köylerimiz de kalıcı olmalarına sağlanmalıdır.

- Bu önderlerin, sosyal, ekonomik yapıları üretime dönük olarak gerçekleştirmelidir.

Bu çalışmalara kapitalistler, dinci yöneticiler izin verir mi?

Unutmayalım ki;

Elbet bir gün birileri çıkacak, bu çarpık düzene dur diyecek.

Mustafa Kemal ATATÜRK gibi TÜRK HALKINI sahip çıkacak.

Tabi ki biz halk olarak, millet olarak bu kadrolara yaratıp onlara sahip çıkabilirsek.

ATATÜRK’ ün kurduğu T.C ni korumak için elbette pek çok kahraman elinden geleni yapacak.

Müthiş bir imece yaşatılacak ki; Demokrasi tarihimizi, tarihin sonuna kadar yaşatabilelim.

Yoksa tarihte eskiye mi dönüyoruz? Diye anılır dururuz.

Bizi yönetenlerle, biz yönetilenler,

İyi düşünelim.

Yoksa iş işten geçer.

Tarihte sonsuza dek , demokratik, laik cumhuriyetimize yaşatmasını bilelim.

Esen kalınız efendim.

 

 

 

 

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.