Türk Milliyetçileri, Ülkücüler, Ülkü Erleri, Ülkücü İradenin temsilcileri:
Kutsal vatan toprakları üzerinde yaşayan, bilinen tarih boyunca, tarh yazan ve yazdırtan, kılıç ile fethettiği ülkelere: hak, adalet, medeniyet, hoşgörü götüren ve bu değerler ile hükmeden, hür yaşamış, hür yaşayan ve hür yaşayacak büyük Türk Milletinin asil evlatları ki, onlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürkün önderliğinde bütün dünyaya örnek bir istiklal savaşı vererek Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurdular.
Onlar, biliyorlar ve inanıyorlar ki, şehit kanlarından rengini alan al bayrağın gölgesine Türk Milleti, örf, anane ve kültüründen kopmadan, her alanda öncü, güçlü ve muktedir bir iktidar ile Türk Dünyasının, İslam Dünyasının ve nihayet bütün dünyanın önderi olabilecek, güç, bilgi ve beceriye sahiptir. Bu inancı gerçekleştirmenin tek şartı iktidar olabilmektir.
Ancak görünen o ki, Başbuğ Alparslan Türkeş'in bu inanç ile kurarak Türk Milliyetçiliğini siyaset alanına taşıdığı, Milliyetçi Hareket Partisi, maalesef, Kasım seçimlerinde adeta dibe vurmuş ve her ne hikmetse, yıllardır, arkasından yürüdükleri Genel Başkanları ve üst yöneticileri, bir anlamda siyaset sahnesinden silinmenin nedenlerini açıklama iradesinden, istişareden uzak, ''neden böyle oldu'' sorusunu susturma gayreti içerisinde bir görünüm arz etmektedirler.
Bu sebeple , Ülkücü irade, kurultay talep etmiş, cevap hayır ve il teşkilatlarını kapatmak olmuştur. Bu tavra karşı çıkan, Meral Akşener, Koray Aydın, Sinan Oğan, Ümit Özdağ ve arkadaşları, akla, mantığa, ülkücü ahlaka sığmayacak bir şekilde, ajanlık, hainlik, paralel yapı mensubu olmak ve edep dışı sözlerle suçlanmışlardır.
Oysa, Ülkücü irade Sayın Meral Akşenerin dedikleri gibi, ''"Çıktığımız bu yol Meral Akşener'in genel başkanlık yolu mücadelesi değildir. Bu yol MHP'nin bu ülkenin kötü gidişatına el koymak için motive olmuş el koyma hamlesidir........ Ben ve arkadaşlarım sadece genel merkezde bir yönetim değişsin diye yola çıkmadık. Bizler Türk siyasetinin ve devlet idaresinin tepeden tırnağa yeni baştan düzene konulması için yola çıktık. Biz aynı zamanda Türk siyasetinin tümden yeniden rayına oturtulması için bir meydan okuma halinde yola çıktık. Dolasıyla bugün ki iktidara meydan okuyoruz."
Zaman, bu hanımefendinin söz ve söylemlerine dikkatle kulak verip dinleme zamanıdır.
Bu hanımefendi, evinde oturup, dinlenmeyi seçmemiştir.
Çünkü, Sayın Meral Akşener, Erzurum da Nene Hatun, Manisa da Makbule Hanım ve daha niceleri gibi sorumluluğunu bilen bir Türk Kadını ve Türk Annesidir.
Memleket cayır cayır yanmakta iken o bir odaya kapanıp oturamaz.
O, Asena dır, Topuklu Efedir, Anadır, Bacıdır, Abladır. Bu sıfatları O na hak ettiği için millet vermektedir.
O, bu gün, Türkiye'mizin ve Milletimizin istikbali için örnek alınacak bir şahsiyettir.
Gelin, milli kültürümüzün, milli ahlakımızın bize öğrettiği şekil de kendisini dinleyelim.
Selam ve Dua ile!...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.