"Bardağın sadece boş tarafına değil,dolu tarafına bak"!

  "Madalyonun sadece ön yüzüne değil,arkasına da bak"!

  "Plağın sadece bir yüzünü değil,diğer yüzünü de çal"!

    ***

  Diyalektik felsefeye göre konuşursun,tartışırsın.Diyalektik

mantığa göre de düşünürsün..

  Buna günümüzde empati kurmak, optimist veya zıddı olan

pesimist düşünceler bütünü deniyor.

  İşin ilmi tarafı böyle..

   ***

  Ya Aristo mantığına(düz mantık)göre yaşabiliyormuyuz?

Beyaz beyazdır,siyah da siyah,diyerek..

O biraz zor işte!

  ***

  Bakın size son günlerin en popüler olayından çarpıcı bir

örnek vereyim.

  FETÖ...

  AKP kadroları ve de en tepesindeki R.T.E dahil,yıllarca

"Fetullah Gülen hocaefendi ve hizmet hareketini,nur

cemaatinin bir kol tarikatı" gibi gördü.Allah yolunda,iman-ı

kamil ve dünya ölçeklerinde insan yetiştiren bir topluluk(?)

diyerek milletimize lanse eden eski siyasetçilere ilave olarak,

işi iyice abartıp,devletin en hayati kurumlarını "al-işlet-kullan"

modeli ile cemaate teslim ettiler.

  O yüzden sayın Erdoğan'da ünlü "ne istedinizde vermedik"

sözünü etti.Hoca bozuntusuna eski siyasi liderlerden daha

abartılı bir şekilde methiyeler düzdü.

  Tabii partisindeki AKP kadroları da.Üstelik koro halinde..

   Okyanus ötesindeki Katrina kasırgası rotasını Türkiye'ye

çevirince,şemsiye ters döndü,veryansın edebiyatı başladı:

  "Allah yolunda olan,olması gerekenlerden böyle şeytani

işlerin çıkacağına hiç ihtimal vermedik,aldatıldık"!Feryatları

ülkenin her yerinden yükselmeye başladı.

  Al sana AKP açısından "düz mantık" ile savunma şekli..

  ***

 Gel şimdi bardağın boş tarafına ve de "ama"ile başlayan

cümleleri sıralamaya:

  Ama,bu cemaat bizim anladığımız o cemaat değilmiş.

  Ama,bunlar devletin altını oymuş.

  Ama,bunların hepsi hain!.Aldatıldık,kandırıldık,vs..

  ***

  Ya AKP muhaliflerine göre durum ne?

  Yani bardağın dolu tarafına bakalım..

  "Bunların bu hale gelmesine siz sebep oldunuz!

  "Bunların devleti talan etmesine,erozyona uğratmasına,

soyulmasına,peşkeş çekilmesine sizler göz yumdunuz"!..

  Al sana bir"düz mantık" daha!

  ***

  Düşünce ve konuşma sanatında herkesin doğrusu bir

olamaz,olamıyor,olmamalı..İnsan veya topluluklar cyborg

robot sürüsü değildir.

  Dünün doğruları,bugünün sadece yanlışı değil,aynı zamanda

insanlık adına yüz kızartıcı da olabilir.Hiroşima'ya atılan

atom bombası gibi.

  Tıpkı teröristi"özgürlük savaşçısı"gibi görenler kadar,"katil,

cani sürüsü,devlet düşmanı"görenler de var.

  "Aslında doğru bir tanedir" demekle mesele çözülmüyor.

  Aynen,durmuş saatin günde iki kez doğru zamanı göstermesi

gibi "mantığımızı eğip,bükebiliyoruz" demekte çok zor.

  ***

   PUSLU (FUZZY) MANTIK

 

  Bizim gibi Ortadoğu ülkesinde yaşayan insanların,ister

bireysel,ister toplumsal,siyasi,sosyolojik,psikolojik veya

rasyonellik adına ne yaşarsak yaşayalım,mutlaka beyinlerimizde

acaba,sahi mi,doğru mu,yok canım gibi soru kelimeleri ile

başlayan bir düşünce sistematiği mutlaka oluşuyor.

  Bunun sebebi yaşadığımız coğrafya..

  Yüzde yüz doğru dediğimiz bir olayın veya durumun,aradan

geçen çok kısa bir sürede tamamen yanlış olduğuna tanık

olabiliyoruz.

  Bugünün haini,yarının kahramanı olabilirken,bir bakmışsın

tam tersi de oluyor.

  Yine bugünün doğrusu,yarının suç sayılacak yanlışı olabiliyor.

Bu  sebeple "toplumsal tepkimeler" tamamen tereddüt veya

şaşkınlık içinde,netlikten uzak savrulup,gidiyor.

  ***

 Sisli havada hiç bir şey göremezsiniz.Tedbir almak son derece

kolaydır.Lakin"puslu havada"neyin ne olduğunu,neye benzediğini,

doğru mu gördüğünüzü,yoksa beyninizin çizdiği imajın kurbanı mı

olduğunuzu anlamadan her türlü tehlikeye maruz kalabilirsiniz.

Araç kullanıyorsanız kaza,yürüyorsanız düşmek,çarpmak,

başka birine zarar vermek dahil,her türden sıkıntıyla karşı

karşıya gelmek durumu olabilir.

  ***

  Bu ülkenin insanı olarak yaşamak,gerçekten çok zor.

  Temel ve ortak değerlerde,asgari müşterekler konusunda

birleşmekte zorlanan toplumlar,gelir düzeyleri artsa bile

asla mutlu olamazlar.Bizlerde öyle olduk.

  Kanaatkar ve şükreden olmaktan uzak,yetinme duygusunu

kaybeden insanlar topluluğu.

  Bir çeşit ayrışan toplum modeli.

  Patlamaya hazır bomba,mikrop saçacak kadar tehlikeli

bireylerin oluşturduğu bir toplum..

  Maalesef bu durumdayız.

  ***

   SEBEP-SONUÇ

  Bugün itibarı ile PKK-PYD,FETÖ,DHKP-C,DEAŞ gibi pek

çok terör örgütü ile yaşadığımız örtülü savaş var.Buna

ilaveten Kürt,Türk,Alevi,Sünni-cemaat-tarikat gibi milletimizin

hayati organlarına da "puslu mantık"ile baktığımız sürece,

"huzurlu toplum olma",hayalden öteye gitmez.

  Sebebini ve almamız gereken tedbirleri bilmemize rağmen,

sonuca ulaşmamız da,bu kafa yapısı ile mümkün değil..

  ***

     HİKAYE OKUYANLAR

  Bugün pazartesi..İlk iş günü sendromu..

  Ülke insanı kaderi ile başbaşa..

  İster iktidar,isterse muhalefet,vekil ve yöneticilerinin,

toplumsal duyarlıklarımızın ve önceliklerimizin neler olduğunun

farkında olmadıklarını düşünüyorum..

  Sosyolojik bir araştırma yapmak yerine,"lider ağzı ile

politika yapan siyasetçi"profillerinden bıktık,usandık.

Artık hepimize gına getirdiler..

  ABD,AB,RUSYA şunu,bunu yaptı.Irak şu oldu,Suriye bu.

İktidar şunu dedi,muhalefet bunu..

  Araba kazaları,cinayetler,birazda futbol..Gerisi?

  ÇSÇ..(Çene suyuna çorba)

  Beynimizin alt loplarında olan biten travmalardan hiç

birisinin zerre kadar ne haberi var,ne de önerileri.

  Çözüm mü?

  O ne ola ki?

 

 

Not..Çarşambaya.21 Mayıs treni..

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.