Hava olaylarını, özellikle ilkbahar aylarındaki yaşanan iklimsel

olayları iyi kötü herkes bilir. Özellikle biz çiftçiler.

  Ortalık günlük, güneşlik iken bir anda hava kararır, şimşekler çakar,

gök gürülder ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlar.

Resmen gökyüzü delinmiş gibi olur.

  İnsanlar hazırlıksızdır, ıslanırlar. Karşı kaldırıma geçemezler.Çünkü

yol resmen dere olmuştur.

  Mazgallar tıkanır, evleri, iş yerlerini sular basar. Yarım saat yağan

yağmur sele bile neden olur. Boğulup ölen olunca da, şaşırır kalırız.

  O sırada telefonunuz çalar. Aynı şehrin diğer bir ucundan tanıdığınız

arar, hatırınızı sorar. Söylediklerinize inanamaz. Çünkü bulunduğu

yerde bırak yağmuru, güneş tepededir.

  Bir köyü ve tarlalarını, bahçelerini on dakika yağan dolu mahveder.

3 km. ötedeki köye damla su düşmez.

  ***

           MEMLEKET HAVASI

  Milenyuma girdiğimiz şu son 17 yılda bu ülkenin vatandaşları olarak

günlük yaşadıklarımızın " bahar havasından "hiç bir farkı yok.

  ***

  Başörtüsü, irtica,laiklik, dinci,yeni anayasa,başkanlık.

  Yetmedi FETÖ..

  Önceden de vardı PKK..

  O da yetmedi DEAŞ..

  Bela biter mi? Al sana YPG,PYD!

  Kardeşlerimiz oldu.

  Esad,Kaddafi.

  Dostumuz oldu Putin, Halid Meşal,F.Gülen,Mursi..

  Sonra da oldu hepsi  "potansiyel düşman"..

   ***

  "Ekonomi cidden iyi, 10 bin dolar bireysel gelir olacak" derken

gıda da 14 yılda ortalama fiyat artışı toplamda yüzde 400 oldu. Bir kilo

bakliyat 2 lira iken,şimdi oldu 8-10-15 tl.

  Geldiğimiz bu günde, tarımda ihracatımız 1 lira, ithalatımız 5,5 lira..

Siz büyütün artık rakamları.

  22 tarımsal ürün ithal ederken, bugün tam 188 kalem tarım ürünü

ülkeme gelmekte..

   ***

         ARAP BAHARI

  "Arap baharına" en çok biz sevindik.

  Sizi bilemem. Lakin ben hala anlamış değilim.

  Bir anda 100 yıl önce dedeme kurşun sıkan Araplar oldu," kardeşimiz"!

  Durun, demeye kalmadı,önce Irak, paramparça edildi. Sonrasında

Tunus, Cezayir, özellikle Libya, sonra da Mısır, en nihayetinde Suriye

oldu, darmaduman.

  Meğerse adı bahar, ama, kendisi " acı baharat" olan durumlarmış.

 "Böl-parçala-yönet" taktiği. Kalmasın İsrail'in sağında solunda güçlü

devlet.

  İran-Irak-Türkiye Üçgeni sınırından taa Lazkiye'ye, Akdeniz'e kadar

derinliği 100 km. "Kürt devletçikleri". En başta Türkiye'nin başına bela..

  Bu ABD'ye "dost ve müttefik" diyen şerefsizdir, satılmıştır..

   ***

       ORTADOĞU KARDEŞLİĞİ

  İyi de "bize ne, biz Arap değiliz", diyeceğiz. Reis çıktı, yaptı bizi

kardeş,akraba, din kardeşi, olduk sözüm ona hepsinin hamisi..

  Biz "kardeş" dedikçe, önce Libya'dan kovulduk.

  İspanyol, Koreli, Kanadalı, Alman,askeri gelmiş Bağdat'a.Askerimize

Irak'tan "defolun, gidin" dediler.

  Suriye'ye DAEŞ dahil herkes girdi, tek istenmeyen biziz.

  Katar'a gittik. Ne kadar dostum dediği, kardeşim dediği Arap varsa

Reis'e diplomatik dille "al askerini defol git" dedi.

  Kuveyt, Bahreyn, BEA, S.Arabistan.

  Cari açık kapatılacak diye,tık yok..

   ***

  Münbiç'i alıyorduk, birileri "kapa çeneni, önündeki işine bak " dedi,

suspus olduk..

  "Musul'da, Kerkük gibi Türk kentidir" dedik. Birisine Barzani el koydu.

Diğerine de bugün yarın Iraklı Şiiler ve İranlı "Haşdi Şabi"askerleri

el koymakta.

  Rusya kendi nüfuz alanlarını pekiştirmek için bize "sende gel"dedi.

Üstüne atladık, gittik. Ne için belli değil.

  Onlar yerleşecek. Biz bekçiliğini yapacağız herhalde.

   ***

        KAFALAR KARIŞIK

  Ne olacak bu "Suriyeli mülteciler" diyoruz?

  Her şehirde toplu kavgalar başladı. "Bir gün katliam olursa şaşmayalım"

diyoruz. Kimsecikler şimdilik tınmıyor.

  "Fetullah Gülen hocaefendi" kutb,evliya,asrın imamı idi.Şimdi oldu

"terörist başı"..Örgütünün adı da FETÖ..

  Yüzbinlerce insan bir anda işsiz kaldı. "Beter olsunlar" demekle mesele

halledilmiyor.

  Hapishaneler balık istifi.

  Rabia işareti güme gitmesin!

  Öfkeli kalabalıklar hızla artmakta..

   ***

         KENDİ ÜLKEMİZDE OLDUK "PARYA"...

  Arkadaş!

  Bu ülkenin 32 milyon insanının geliri tarımdan.

  Şu Suriyeli mültecilere harcadığın miktar kadar parayı Türk

çiftçisinden,üstelik yan gelip yatmadan çalışan, üreten, didinen

insanından neden esirgiyorsun?

  Çiftçinin, esnafın, küçük sanayicinin anonslarla "borç öteleme,

taksitlendirme" yaparak derdine çare bulamazsanız!

  30 milyar doları harca kendi insanına, ülkeyi uçursun!

  Nedir bu Filistin, Suriye sevgisi? Yemin olsun anlamıyoruz!

  Bana ne! Elin Arab'ından, Suriyelisinden.Ba-na-ne!

         İKİ PARALIK OLDUK

  Avrupa'dan kovuluyoruz. Bir sürü martaval okuduk. Dünyada bakanına

"ülkeyi terk et" denilen tek ülkeyiz.

  Terk et diyen Hollanda ve Avusturya'nın şirketleri ülkemizde harıl,

harıl marka firmalarımızı almakta. Ve  üretip bize satacaklar.Satılan

firmaları yazmıştım. Bir Allah'ın kulu da "ne yapıyorsunuz" demedi.

  Ortadoğu'dan Allah'ın şımarık, müsrif Arapları tarafından kovuluyoruz.

ABD, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa her yerde. Biz yokuz.

  Sırada "Türki cumhuriyetler"mi var acaba? demeye dilim varmıyor..

  Bu nasıl bir "itibar"?

   ***

  Her gün vatan evlatlarının tabutlarını, geride kalan ailelerini seyretmek,

gittikçe alışkanlık yapar hale geldi.

  Evet!

  PKK ile mücadeleyi ayakta alkışlıyoruz. Helal olsun aslanlarımıza!

  Yalnız,10.sınıf teröristler kadar, bir iki tane de elebaşlarını da toprağa

sokacak kadar gücü yok mu bu devletin? Devlet istihbaratının.

  Yeni "Abdullah Çatlı"lar mı arayalım, halletsinler?

   ***

  Her şehrimizde "cengaver bir savcı", dosyalara boğulmuş vaziyette.

Devlet bu işin elebaşları ile değil "ayaktakımı" ile uğraşıyor..

  Çok açık ve net söylüyorum..

  Sokaktaki insan Fetö'nün de tıpkı Ergenekon, balyoz, casusluk

operasyonları gibi fiyasko ve düzmece olacağı endişesi yaşıyor.

  Ve hiç kimse de FETÖ konusunda AKP'nin kendi içinde"bağırsaklarını

temizlediğine" kesinlikle inanmıyor.

   ***

  15 temmuza methiyeler düzmekle, anıtlar yapmakla bu işlerin altından

kalkacağını sananlar varsa, aldanıyorlar..

    ***

  Bu ülkede benim anladığım, ama, bazılarının işine gelmediği için

anlamak istemediği bir şekilde meçhule gidiş var..

  Bunun adı "akıl tutulması" değil, resmen "aymazlık"..

   ***

             YILLIK İZİN

  Sevgili okurlar..

  Bir süreliğine izninizi rica edeceğim.

  Siyasetin ve temsilcilerinin,STK'ların sırt çevirdiği biz çiftçiler, yani

üreticiler aşırı sıcakta ve ovada çalışıyoruz.

  Üretiyoruz, satıyoruz. Kimin için?

 "Çakallar" zengin olsun diye. Kanımızı emen "sülükler" için.

  O kadar yazılar yazdım.Pek çoğu da ağır.

  Sonuçta Ertuğrul Aytaç ağabeyin dediğine geldim:

 "Boş ver Enis! Sana ne! Sen mi kurtaracaksın bu ülkeyi"?

 

 

       

      
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.