Gazi Mustafa Kemal Atatürk diyor ki, '' Bu memleket, dünyanın beklemediği,asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tesellisine sahne oldu. Bu sahne en az yedi bin senelik Türk beşiğidir.

Beşik; tabiatın rüzgarlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı.

Onları tabiatın babası tanıdı. Onların oğlu oldu.

Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu. TÜRK oldu. TÜRK budur; yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan bir güneştir...''

Üç kıt'ada hoşgörü ve adaletle hükmeden Osmanlı Türk İmparatorluğu, dinleri, dilleri ve kültürlerine saygı gösterdiği Sırp, yunan, Hırvat, ermeni, kavm-i necip diyerek saygı gösterdiği Arap ve diğer azınlık unsurların içeride ihaneti ve batının bunlara verdiği destek neticesi, Osmanlı-Rus, Balkanlar ve 1. Dünya savaşları neticesi, göçlerde ve cephelerde, yüz binlerce vatan evladını şehit vermiş, ekonomik açıdan iflas etmiş idi.

Mondros Mütarekesinin 30 Ekim 1918 de çok ağır şartlarla imzalanması sonucu, İstanbul'a dönen Mustafa Kemal Paşa Boğaz da demirli, İngiliz, Fransız, İtalyan savaş gemilerini gördüğünde yanındakilere '' Geldikleri gibi giderler.'' dedi.

Geldikleri gibi gideceklerdi, ama nasıl? Millet, yorgun, harap ve bitap idi. Türk Milletinin milli karakterinin temeli bağımsızlık idi. Batı ve yerli işbirlikçilerini aksine Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları milletin özündeki cevheri biliyorlar, milleti tanıyorlar ve güveniyorlardı.

Kısa bir sürede, İngilizler Musul ve Diyarbakır bölgesini, Fransızlar Adana, Antep ve Maraş bölgesini, İtalyanlar Antalya ve Muğla bölgesini, Yunanlılar İzmir'i işgal ettiler. Silahlanan Rum ve Ermeniler, işgal kuvvetlerinin desteğiyle çocuk, kadın, erkek demeden Müslüman Türk halkını katletmeye başladılar.

İşgale uğrayan her yerde halk işgale gerek silah ile gerekse mitingler, merkezi hükumete ve dünya devletlerine çekilen telgraflar ile tepki gösterdi.

Doğu İlleri Müdafaai Hukuk, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk, Kuva-i Milliye, Reddi İlhak gibi cemiyetler oluşturuldu.

Yörük Ali, Demirci Mehmet, Parti Pehlivan, Makbule Hanım gibi efeler, Çerkez Ethem gibi gerilla liderleri, Ahmet Hulusi, Mehmet Rifat efendi gibi din adamları, Mehmet Akif Ersoy, Mehmet Emin Yurdakul gibi şair ve edipler Anadolu da, 19 Mayıs 1919 da Samsuna çıkan Mustafa Kemal'in, askerin deyimiyle Sarı Paşanın emrinde ve yanında idiler.

Erzurum ve Sivas Kongrelerinden sonra Milli Hakimiyeti ve Milletle beraber olarak zaferi sağlayabilmek için bütün kuvvetleri  Milletle beraber hareket ettirmek ve Milleti hakkıyla temsil edecek vekilleri Milletin selahiyetiyle Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplamak kararı alındı.

Nihayet 23 Nisan 1920 günü Ankara da Allah'ın izni ile Cuma namazını müteakip Türkiye Büyük Millet Meclisi Toplandı.

Bu şekilde Egemenliğin Kayıtsız Şartsız Millete ait olduğu belirlendi. Bu şekilde Türkiye'nin bütün kudreti Büyük Millet Meclisinde toplandı. Yasama ve yürütme organı o idi. Ordular Büyük Millet Meclisi Orduları idi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Resi Mustafa Kemal'in liderliğinde İstiklal Mücadelesini verdi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini Kurdu. O milli mücadele destanını yazarken bir çok üyesi fiilen cephelerde görev aldı ki her biri ayrı ayrı yazılmalıdır. O meclis Gazi Meclis oldu.

Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisinin ''GAZİ'' sıfatını ve ''ATATÜRK'' soyadını verdiği Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:

''Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.''

''Kuvvet birdir ve o milletindir.''

''Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur.''

''Hiç şüphe yoktur ki devletimizin ebedi müddet yaşamı için, memleketimizin kuvvetlenmesi için, hayatımız, namusumuz, şerefimiz, geleceğimiz için ve bütün kutsal kavramlarımız ve nihayet her şeyimiz için mutlaka ve kıskanç hislerimizle, bütün uyanıklığımızla ve bütün kuvvetimizle milli egemenliğimizi koruyacak ve savunacağız.''

Selam ve Dua İle!...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.