Bu satırları yazmaya başladığımda şehit sayısı 38 oldu.
Ne yazayım diye düşünmek bile istemiyorum.Daha doğrusu
böylesine bir travmayı yaşarken beynimin içinde duygular
ters yüz oldu.
Üstelik "mevlüt kandili"..Güya salat ve selam günü..
***
Yıl 1960.İstanbul Kızıltoprak'lı 28 yaşında genç pilot Özer,
Kuşadalı Güneş isminde bir kıza gönlünü kaptırır.
Nereden nereye.
Dedesi Osmanlı donanma paşası komodor Sıdkı paşa,babası
albay Şerif bey.Atadan asker ailesi..
Evlenmeye karar verirler.Nikah Kuşadasın'da,düğün İstanbul'da.
Gün alınır.
Kader işte..Tarih 27 mayıs 1960.
Paldır küldür,memurun odasında,iki şahit.İhtilal günü,birazda
korkudan,misafirsiz,elalem ne der telaşı ile gelinlik ve damatlık
giyilemeden,kıyılan nikah.Damat gerisin geriye göreve.Ertelenen,
bir daha da yapılmaya fırsat olmayan düğün.
Bir yıl sonra oğulları olur.Baba pilot olunca adını da Gökay koymaları
son derece normal.
Aradan iki yıl geçer.Bu sefer kızları Müge doğar.
Baba Adana'da geçici görevde.Kendisine telefon ile"kızın oldu"diye
haber verirler.Tabii çok sevinir."Uçuşu olduğunu,iki gün sonra geleceğini"
söyler.Ve gelir de.
Al bayrağa sarılı tabutu ile....
***
Uçağı Çukurova'da tarlaya çakılır.Genç pilot Özer şehit" düşer.
Ne savaş,ne de terör.Normal rutin görev uçuşu.Sonuçta görev,görevdir.
Cenazesi,daha doğrusu yanmış uçakta ondan geriye kalan bir torba,
kemik parçası,yanık saati ve postalı.Kuşadası'na getirilir,mezarlığına
defnedilir.
Doğum için baba evine gelen loğusa anne,yeni doğmuş bir bebek,iki
yaşında bir erkek çocuk.
Unutulan,elden ele alınan,oyuncağa çevrilen,aşırı ağlamaktan fıtığı
çıkan bir bebek.
Nüfus kaydını yaptıran dedesi adının önüne bir isim daha ilave ettirir.
"Hasret Müge".Yani eşim.Hayat arkadaşım..
***
Ne zaman bir "şehit haberi" olsa bizim evde ben veya çocuklarım hızla
televizyonun sesini kısarız veya annemiz varsa da kapatırız.Çocuklar
gitti.Saat 19 haberlerini hiç izlemiyoruz.
53 yaşında bir kadının yüzüne yansıyan o ıstırabı,gözyaşını ve sonrada
titremelerini görmemek adına.
Hiç görmediği,bir kere bile tensel teması yaşamadığı baba ve tam 53 yıl.
Geçmeyen,geçemeyen,geçmeyecek bir travma.
33 yıllık evliliğimiz boyunca tanık olduğumuz her şehidin cenazesi bir
kerede bizim evimizden çıkıyor.Her geçen gün de benzer duyguları
yaşayan aile ve insan sayısı hızla artıyor.
Tıpkı 1910-1922 yılları arası gibi.Nerede ise her evden,her sokaktan bir şehit.
***
"Hayat devam ediyor" diyenlere..Ediyor.Ediyor etmesine de,neler yaptığını
bir bilseniz.Ya kayınvalidenin hali.Hiç haber izlemiyor.Kandil tebriği için
telefon açtığımda yatağından hiç çıkmadığını,televizyon bile izlemediğini
öğreniyorum.Her zaman yaptığı gibi..
Ne duymak,ne de görmek...
Kendini dış dünyaya karşı kapatmak..
***
Her zaman söylüyorum,yazıyorum..
Bu topraklar coğrafi konum olarak orta doğuda.
Bin yıllık bir Anadolu geçmişimizi,90 yılda ters yüz etmeye çalışmanın
şaşkınlığı içinde ne yaptığımız belli değil.
Kabul et veya etme.Bu coğrafyada şark kafası ile yaşayıp,batılı gibi
davranmaya çalışmanın mantığı ne?Özellikle terör konusunda.
Açıklansın da,biz de bilelim.
Daha karşıdan karşıya geçme kültürünü bile özümsememiş bir toplumdan
uygarlığı beklemenin aptallığını yutan yutsun.Bizler yutmuyoruz.Zorlama
yolu ile batının kültür değerlerini dayatmaları,insani yaşamın güncel tarafına
hiç bakmamayı,"özenme"fikrini empoze etmenin kime,ne yararı oldu?
Evet!Batıda kültür var.İnsanlığın ise zerresi yok..Yani kendine Hristiyan..
Bu topraklarda yaşamak için acı çekmek mi gerekiyor?
İyi ve güzel yaşamayı,sanki haram edilmiş,kadermiş gibi algılamak
mecburiyetinde miyiz?
***
Hayır kardeşim!
Hayat devam etmiyor.Hayat o ölen insanlar ve yakınları için bitti.Çile ve
işkence gibi günler başlıyor artık..Ne vah de,ne de lanet oku..
"Bundan sonra ülkesinin masum insanının kanını akıtan kim olursa olsun
hak ettiği cezayı mislisi ile ödeyecek"diyeceğiz,ve bu sözümüzün de
sonuna kadar arkasında duracağız.
Ve de siyasi nedenler ile bu olaylara çanak tutan,kutsayan,destek veren
veya görmezden gelmeye çaba gösteren,içeride,dışarıda ama ile başlayan
cümleler kuran kim veya kimler varsa onlar içinde"fikir,özgürlük,barış,insan
ve yaşam hakkı,demokrasi"gibi kavramlar lüks sınıfına girecektir.
"Terör"kelimesini uzun zamandan beri "cinayet işlemenin" siyasi kılıfı haline
sokanlara bu ülkenin gücü hesabını sorsun.Ne demek"eylem hazırlığında
yakalandı"?Eline bomba,silah alan,kurşunla ölmeyi hak eder"!
***
Yüreğinde Allah sevgisi ve korkusunu,vatan sevdasını sıcak tutan her insan
gibi bugün ne düşünüyorsanız onları yazmışım gibi değerlendirin..




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.