Türkiye’de “Biz evrenseliz, küreseliz, AB uygarlıktır” Diye diye söyleyen siyasilerin dünyadan haberi yok dersek yanlış mı söylemiş oluyoruz.

Bunu söyleyenler ne batıyı, ne de doğuyu biliyorlar.

Aslında ne küresellik ne de evrensellik var.

Bu söylemler bugün mü oldu?

Hayır. Hayır. Hayır.

Kırk, elli yıldır bu söylemler siyasiler tarafından ha bire söylenir durur.

Bizde aldatılır dururuz. Öyle değil mi?

Türkiye’m de her iktidara gelen, her muhalefette kalan siyasiler tarafından bu küresellik, evrensellik söylenir. Diller de dolaşır durur.

Bu söylemler hükümetler tarafından söylenir, halkımız da inanır durur.

Hangi siyasi parti olursa olsun.  Söylemler inandırıcı mı oluyor. Bence değil.

AB ne gireceğiz, Avrupa Kapıları bize açılacak. Kapılardan son suret vizesiz geçeceğiz.

Şöyle düşünüyorum da;  Halkımız da inanıyor öylemi?

Bu siyasiler bir yerlerden emir alıp, vazifelerini bir papağan gibi yerine getiriyorlar.

Neden girilemedi AB ye?

Girilemez.

Halkımıza bunun yararlarına, zararlarına çıkıp dosdoğru anlatabildiler mi?

AB ye girmek demek uygar olmak mı?

AB ye karşı çıkmak demek ilerici gerici olmak demek mi?

AB ye savunmak demek irticaya kol kanaat geriyorsun mu? Demektir.

Avrupa bizim gözümüz de uygarlık mı demek.

Soruyorum size. Avrupa’ nın neresi uygar.

Avrupa ırkçı emperyal  faşist güç değil mi?

Şayet sen Türk Halkı olarak;

Sen olarak sanayileşebilirsen,

Sen olarak sanayinin önüne açabilirsen,

Sen tarımını özgürce yapabilirsen, pazarlar bulup pazarlarda tüketici toplumlar yaratabilirsen,

Sen halkının çalışma koşullarını önder olabilirsen,

Sen halkının sosyal güvencelerin de rahatlık getirebilirsen,

Sen taklitçilikten uzaklaşıp, gerçekçiliğe yön verebilirsen,

Sen eğitim düzeyimize batıl itikatlardan kurtarabilirsen,

Sen işverenlerimize, işçilerimize, köylülerimize, memurlarımıza, ev hanımlarımıza sahip çıkabilirsen,

İşte o zaman;

AB ye sen kimsin diyebilirsin.

Yoksa sen onlarla işbirlikçi olursun. Bugün olduğu gibi.

Hat ta, sanayisiz kalkınma sözcüğüne unutur, lügatlardan kaldırabilirsin.

Türk turizmini de işler hale getirir pastanın üzerine pudra şekeri gibi serebilirsin.

Bugün;

Üniversitelerimiz de “Bilimsel çalışma yapmak, yaratıcı olmak önemli değil” değer verilmiyor.

Neden verilmiyor?

Taklitçilerin, kapitalistlerin, emperyalistlerin hegemonyasından kurtulamıyorsun da ondan değil mi?

Son sözlerim şu;

Başlat Milli Seferberliğe;

Başlat bu Milli Reforma,

Başlat bu Milli demokrat, laik cumhuriyet ilke anlayışına. Başlat ki;

Bak o zaman neler oluyor.

Yapabilir misin? Uygulamaya sokabilir misin? İşbirlikçilikten çıkabilir misin?

İşte  o zaman Büyük TÜRKİYE’ nin Büyük liderleri olursunuz.

Esen kalınız efendim.

 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.