Türk Vatanı Anadolu'nun Yurt Edilişinin 944. Yıl dönümü Kutlu Olsun.
Sultan Alparslan 26 Ağustos Cuma günü, sayıca kendi ordusundan kat be kat fazla Doğu Roma Ordusu karşısında savaşa başlamadan önce askere şu konuşmayı yapmış idi:
"Kumandanlarım, askerlerim! Biz ne kadar az olursak olalım, onlar ne kadar çok olursa olsunlar, daha fazla bekleyemeyiz. Bütün Müslümanların minberlerde bizim için dua ettiği şu saatlerde kendimi düşman üzerine atmak istiyorum. Ya muzaffer olur gayeme ulaşırım, ya şehit olur cennete girerim... Askerlerim! İşte atımın kuyruğunu bağladım. Bir er gibi savaşa gireceğim. Üzerimde sultanlık belirtisi hiçbir şey yoktur. Şehit olursam, üzerimdeki şu beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere çıkacaktır...
Ya Rabbi! Seni kendime vekil ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve Senin uğrunda savaşıyorum. Ey Rabb'im, niyetim halistir (Cihad), bana yardım et. Sözlerimde yalan varsa beni kahret."
Savaş Türk ordusunun galibiyeti ile sonuçlandı. Kızılelma ya giden yolda Anadolu'nun kapıları yüce milletimize açıldı.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, 26 Ağustos Cuma günü Dumlupınar da:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ! komutu ile kendinden kat be kat sayıca ve silahça üstün, geçilemez denilen mevzilere yerleşmiş, vahşi batının maddi ve moral desteğini almış Yunan ordusuna karşı taarruza geçti. Dört gün süre ile VATAN NAMUSTUR diyen şanlı ordumuzun kahraman zabitan ve erleri Ağustos Başakları misali biçilip aziz vatanın topraklarını kanları ile sulayıp düşman ordusunu bozguna uğrattılar. İzmir Körfezinde 9 Eylül günü son Yunan artıları da denize döküldü.
Anadolu nun Türk Toprağı, Türk Yurdu olduğu bizi buradan söküp atmak isteyenlere bir defa daha anlatıldı.
Oysa, bu mücadelenin başladığı 19 Mayıs 1919 günü, o günün Başkenti İstanbul'da, Türk Hakanı, sarayında esir, hükumet işgalcilerin hizmetinde Yurdumun her bir tarafı işgal edilmiş, asker, silah ve mühimmat yok idi. geçen süreçte hem işgalciler ile hem de işbirlikçiler ile sabır ve inat ile mücadele edilmiş idi.
Bu gün, Milli Mücadelenin, Türk İstiklal Harbinin simgeleri, milli bayramlarımız dolaylı biçimde yasaklanmış, bizi biz yapan bütün değerlerimiz, Türkiye Cumhuriyetini kuran iradenin temel umdeleri teker teker yok edilmekte.
Cumhuriyetimizi temeli olan Türk Milli Kültürü yok sayılmakta, O, milli kültür ki, Türk-İslam kültürüdür.
Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi bir avuç inanmış adam tarafından ayakta tutulmaya çalışılmakta.
Dış ve iç destekli terör örgütleri, her gün kanlı saldırılarını acımasızca sürdürmekte.
Akıl ve izan sahipleri bütün bu olumsuzluklara, hukukun üstünlüğüne inanarak, son verebilirler.
Her kes bilmelidir ki, BU VATAN BİZİM, VATAN NAMUSTUR ve kişilerin şahsi ihtiraslarına terk edilemez.
Selam ve Dua ile?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.